Dolar Alış
:
5.3052
Dolar Satış
:
5.3147
Euro Alış
:
5.9958
Euro Satış
:
6.0066
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...
Murat Ürtekin, Bıçak Sırtı
murat@ellidokuz.com

2018 Türkiye - AB Değerlendirmesi - 10

AB-TÜRKİYE SON KARAR MÜZAKERELERİ

22 – 28 Mayıs

AB - Türkiye - AB ülkeleri, Batı Balkan ülkeleri ve Türkiye resmi temsilcileri ile AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası, Batı Balkan ülkeleri ile Türkiye’den merkez bankalarının temsilcileri yıllık ekonomi politikaları diyaloğu için bir araya geldi. Toplantıda Bosna Hersek dışındaki Batı Balkan ülkeleri ve Türkiye orta vadede rekabet gücünü artırmak için yürütülmesi gereken yapısal reformlara (işgücü piyasası ve eğitim, enerji, yenilik ve iş ortamı gibi alanları etkileyerek) ilişkin çalışmaların ana hatlarını çizen 2018-2020 Dönemi Ekonomik Reform Programını sundu. Katılımcıların Kopenhag ekonomik kriterlerine bağlılık taahhütlerini yeniden teyit ettiği toplantıda Türkiye ile ilgili olarak şu konulara vurgu yapıldı: 

• Dış kaynak bağlılığı Türk ekonomisi açısından potansiyel risk kaynağıdır. Özel sektör tasarruflarının orta vadede teşvik edilmesi gerekmektedir. 
• Para politikasının fiyat istikrarı arayışına odaklanması ve enflasyonu hedeflenen oranlara getirmek üzere sıkı bir duruş sergilemesi gerekmektedir. Enflasyon beklentilerinin bir çapaya bağlanması ve yerel para birimine yönelik güvenin artmasının sağlanması öncelik olarak belirlenmelidir. 
• İş yapış ortamının iyileştirilmesi amacıyla yargı ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi gereklidir. İflas prosedürlerinin maliyetinin ve süresinin azaltılması amacıyla üzerinde değişiklikler yapılmış olan iflas yasası uygulamaya konulmalıdır. 
• Ar-ge desteğine yönelik strateji yürürlüğe konulmalıdır. Özel sektörün yenilikçi üretim tekniklerine yoğunlaşması teşvik edilmelidir. 
• Güvenceli esneklik sunan bir istihdam piyasasının oluşturulması sağlanmalı, kıdem tazminatı sistemi reformu dahil olmak üzere, kayıt dışı istihdamı azaltmak amacıyla özellikle tarım dışı faaliyetlere odaklanan denetim kapasitesinin genişletilmesi gerekmektedir. 
• Gençler ve kadınlara yönelik istihdam olanakları yaratmak üzere destek sağlanmalıdır. 
• Büyüme potansiyeline sahip ve beceri ihtiyaçları olan sektörlere yönelik mesleki eğitim yaygınlaştırılmalıdır. İnternet bağlantısı için 28 Mayıs – 4 Haziran - Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize serbestisi diyaloğu toplantısı, Dışişleri Bakanlığı ile AB Komisyonu yetkilileri arasında 31 Mayıs’ta Ankara`da düzenlendi. Toplantıda, AB ile vize serbestisi diyaloğu kapsamında henüz karşılanmayan kriterlere ilişkin, Şubat ayında AB Komisyonu`na sunulan çalışma planı hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. AB Komisyonu, vize serbestisi diyaloğunun yeniden canlandırılmasından duyduğu memnuniyeti ifade etmesinin yanı sıra çalışma planını kalan kriterlerin karşılanmasına yönelik olumlu bir adım olarak gördüklerini, 2016`dan bu yana geçen sürede yaşanan gelişmelerin yarattığı zorlukları bildiklerini vurguladı. 

Komisyonla teknik çalışmaların gelecek dönemde sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldı. İnternet bağlantısı için 4 Haziran – 2 Temmuz - 28 Haziran’da gerçekleşen AB Liderler Zirvesi’nde AB devlet başkanları ve başbakanları Türkiye`deki Sığınmacılara Yönelik Yardım’ın 3 milyar Euro’luk ikinci diliminin aktarılmasını onayladı. Brüksel’de 28 Haziran Perşembe günü toplanan AB liderlerinin ele aldığı en önemli başlıklardan biri olan “göç” konusuna dair tartışmalar akşam saatlerine ulaşılmasına karşın İtalya Başbakanı Giuseppe Conte’nin vetosu nedeniyle karara bağlanamamıştı. Gece boyunca süren müzakereler sonucunda uzlaşıya ulaşıldığı AB Konseyi Başkanı Donald Tusk tarafından 29 Haziran Cuma sabahı saat 04.36’da duyuruldu. 

Türkiye`deki Sığınmacılara Yönelik Yardım’ın 3 milyar €’luk ikinci diliminin aktarılmasını da onaylayan AB liderlerinin aldığı kararlarda Türkiye’ye ilişkin bölümler: • Doğu Akdeniz göç rotası ile ilgili olarak ABTürkiye Bildirisi’nin tam olarak uygulanması için ek çaba gösterilmesi, Türkiye`den yeni geçişlerin engellenmesi ve sığınmacı akışının durma noktasına getirilmesi gerekmektedir. 

• AB-Türkiye geri kabul anlaşması ve ikili geri kabul anlaşmaları tüm AB ülkeleri ile ayrımcılığa yer verilmeden uygulanmalıdır. 
• Sığınmacıların geriye dönüşlerini hızlandırmak ve yeni deniz veya kara rotalarının oluşturulmasını engellemek için daha fazla çaba gösterilmesine acilen ihtiyaç vardır. • Batı Balkanlar bölgesindeki ortaklar ile sığınmacı akımlarına dair bilgi alışverişinde bulunulması, bilgi paylaşımı ve işbirliği, yasadışı göçün önlenmesinde anahtar öneme sahiptir. 
• AB Konseyi, Türkiye`deki Sığınmacılara Yönelik Yardım’ın 3 milyar €’luk ikinci dilimini aktarmaya karar verdi. Liderler ayrıca, son dönemde Batı Akdeniz’deki sığınmacı akışındaki artışlar değerlendirildiğinde yasadışı göçü önlemek amacıyla, İspanya ön sırada yer almakla birlikte tüm üye ülkelerin, başta Fas olmak üzere diğer sığınmacı geçiş ve menşe ülkelerinin gösterdiği çabaların AB tarafından maddi ve ayni olarak desteklenmesine de karar verdi. - AB liderlerinin ulaştığı siyasi uzlaşı sonrasında Türkiye’ye aktarılacak olan 3 milyar Euro’luk katkının ne şekilde düzenleneceğine dair ayrıntılar belirlendi. Maddi kaynağın 2 milyar Euro’luk bölümü doğrudan AB bütçesinden aktarılacak. Kalan 1 milyar Euro’luk bölüm ise AB üye ülkelerince sağlanacak. Üye ülkelerin 1 milyar Euro’luk destek için kendi paylarına düşen bölüm her bir üye ülkenin gayri safi milli hasılasının AB toplamına olan oranına göre belirlenecek. AB’nin sağladığı maddi katkı ile Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılara verilen eğitim, sağlık, barınma hizmetleri destekleniyor ve sığınmacılara sosyoekonomik katkı sağlanıyor. AB Konseyi, 2016 yılına kıyasla, mevcut durumda maddi yardımın aktarılması için bir acil durum olmadığını ileri sürerek, üye ülkelerin sağlayacağı katkı olan 1 milyar Euro’luk tutarın 2 yıllık bir süreye (2018-2019) yayılabileceğini, yardımın kontrata bağlanması için öngörülen sürenin 2020 yılını da kapsayabileceğini ve böylece AB bütçesi üzerindeki baskının da azaltılabileceğini belirtiyor. 

 - 26 Haziran’da toplanan AB Genel İşler Konseyi, AB’nin Genişleme Politikası ile ilgili gündem maddelerini ele aldı. Aday ülke ve kilit ortak konumunda olduğu belirtilen Türkiye ile ilgili yapılan değerlendirmeler sonucunda Konsey karar belgesinde şu ifadelere yer verildi: 

• Türkiye’nin AB’nin önemli bir ortağı olduğu ve Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere verilen önem yeniden teyit edildi. • Göç, terörle mücadele, enerji, ulaşım, ekonomi ve ticaret gibi ortak güçlüklerin üstesinden gelinmesi ve AB ile Türkiye’nin ortak ilgi alanlarında işbirliğine devam edilmesi yönündeki taahhüt yinelendi. 
• Türkiye`nin 3,5 milyondan fazla sığınmacının ihtiyaçlarını karşılama ve ele alma konusundaki önemli çabaları takdir edildiği ifadesine yer verildi. • Ege Denizi`nde hayat kurtarıcı olan, sığınmacıların düzensiz ve tehlikeli bir şekilde geçişlerini azaltan AB-Türkiye Bildirgesi`nin uygulanmaya devam edilmesinin her iki tarafın da yararına olduğu vurgulandı. 
• AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması`nın tüm üye ülkelerle karşılıklı olarak tam ve etkin bir şekilde uygulamaya geçirilmesinin beklendiği, halihazırda mevcut ikili geri kabul anlaşmalarının uygulanmasına devam edilmesi ve bütün AB ülkeleri ile adalet ve içişleri alanlarında işbirliğinin elzem olduğu ifade edildi. • Hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü de dahil olmak üzere temel haklar alanında geriye gidiş olduğu, yargının bağımsızlığı ve işleyişindeki bozulmanın yanı sıra gazeteciler, akademisyenler, parlamenterler, insan hakları savunucuları, sosyal medya kullanıcıları, siyasi partilerin üyeleri ve temel hak ve özgürlüklerini kullanan diğer bireyleri hedef aldığı ileri sürülen kısıtlamalar, tutuklamalar, hapis cezaları ve diğer tedbirlerin kabul edilemez olduğu iddia edildi.
• Türkiye’nin AB Komisyonu’nun raporunda eksiklik olarak belirtilen konuları acil ve etkili bir şekilde ele alması gerektiği ileri sürüldü. Türkiye’ye Avrupa Konseyi ve ilgili kurumlarıyla işbirliğini hızlandırması, bu kurumların kilit önerilerini ele alması, AİHS`nin 46. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`nin tüm kararlarını uygulamaya koyması çağrısı yapıldı. 
• Türkiye’nin tüm AB ülkelerini tanımasının elzem olduğu hatırlatıldı. 
• Türkiye`nin, Kıbrıs sorunun çözümüne yönelik taahhüdünü sürdürmesinin elzem olmaya devam ettiği belirtildi.
• Türkiye’nin AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikası ile kademeli olarak uyumlaşması çağrısı yapıldı. İnternet bağlantısı için 2 – 9 Temmuz - Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Europol ile Türkiye’nin de dahil olduğu sekiz ülke ile işbirliği kapsamında kişisel verilerin transferi üzerine anlaşmaya ilişkin müzakerelerin başlatılmasına yönelik AP görüşü onaylandı. 

Avrupa Parlamentosu’nun Strazburg’daki Genel Kurulu’nda yapılan oylamada Türkiye, Ürdün, İsrail, Tunus, Fas, Lübnan, Mısır ve Cezayir ile Europol arasındaki işbirliği anlaşması müzakereleri öncesinde bu ülkelerde kişisel bilgilerin güvenliği,temel hak ve özgürlükler konularının güvence altına alınması gerektiğine dikkat çekildi. Türkiye ile müzakerelerin başlatılmasının ön koşulu olarak“Türkiye`nin G. Kıbrıs Rum Yönetimi de dahil olmak üzere adalet ve içişleri konularında tüm AB ülkeleri ile tam, etkili ve ayrımcı olmayan işbirliği konusundaki yatay yükümlülüğünü yerine getirmesi” gerektiği ileri sürüldü. Avrupa Parlamentosu kararının yasal açıdan bir bağlayıcılığı bulunmuyor. 

Öte yandan AB Komisyonu’nun müzakere edeceği anlaşmanın tamamlanması aşamasından sonra Avrupa Parlamentosu’nda oylanması gerekiyor. 9 – 19 Temmuz - Avrupa Birliği Dış Eylemler Dairesi’nden yapılan açıklamada 2016 yılında yaşanan darbe girişiminden bu yana Türkiye’de devam eden olağanüstü halin (OHAL) sona ermesinin memnuniyetle karşılandığı ifade edildi. Türkiye’nin Avrupa Konseyi, Venedik Komisyonu ve ilgili diğer kurumların kilit önerilerini uyguladığına ve yürütme ile yargı arasındaki yetkilerin ayrılmasına saygı göstereceğine dair beklenti yinelendi.