Dolar Alış
:
5.8927
Dolar Satış
:
5.9033
Euro Alış
:
6.5652
Euro Satış
:
6.5771
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...
Murat Ürtekin, Bıçak Sırtı
murat@ellidokuz.com

Bir Pazarcının Çaresizliğinin Feryadı

Bir gün Muratlı’nın Çarşamba pazarından geçip eve gitmeye çalışırken, Aşağısevindikli köyünden Ferit isimli bir kardeşim, “Murat abi, bize hiç mi değer vermiyorlar?

Gazetelerde okuyoruz, ayrıca, Büyükşehir tarımsal daire başkanı köyümüze gelip kahvede de anlattı. 
Şarköy tarafında bir sürü tarım üreticisine destek vermişler bize gelince birkaç sera için destek istiyoruz, kimsenin destek verdiği yok. Kadir başkan biz pazarda birkaç parça bir şeyler satıp evimize ekmek götürmek için mücadele ederken, Muratlı’ya gelip pazarı gezmişti. 
Gelip de, “bir ihtiyacınız, bir sorununuz var mı” demeyi bırak, hayırlı işler bile dilemedi. Sonra bir kadın önünü kesti de onla tokalaştı. 
Derdimizi dinleyen, derdimize çare olan yok. Biz defalarca sera için başvurduk. Ama bize destek olmadılar. Her ilçeye destek olurken, biz Tekirdağ’ın vatandaşı değil miyiz? 
Tarım müdürlüğü de bize sera için destek vermeyi ama öyle şartlar ileri sürdü ki, hiç birimiz bu şartları yerine getiremeyiz. 
Kısaca hem vereceklerini, söylediler hem de vermemek için kırk dereden su getiriyorlar. 
Yazık değil mi bize? 
Biz bu vatanın insanı değil miyiz? 
İmkânımız olsa, kimseye eyvallah edip boyun büker miyiz? 
Diyerek Tekirdağ Tarım ve Orman müdürlüğünün sera kurma şartları listesini bana verdi.(ben sizlerle bu listeyi haber olarak paylaşmıştım) 

Öncelikle Büyükşehir Tarımsal daire başkanlığına değinelim; 
Aslında Şarköy’e de bir şey yaptıkları yok. Sadece Tarımsal daire başkanlığı değil, tüm başkanlıkları adına yapılan yatırımlar, daha çok sahil kesimi bölgesine oluyor. 
Yani merkeze oluyor. Beyoğlu köyünün mesire alanına 5 kilometrelik yolu dahi yapmayan, Ihlamuru ile ünlü bu köy için ıhlamur geliştirme projesini hayata geçirmeyen, bu köyün geliştirme güzelleştirme dernek başkanı ile Ihlamur ağasına görüşmek için randevu vermeyen bir büyükşehirden bahsediyoruz. 

Tekirdağ Kent konseyi kadın meclisinin düzenlediği “Balkan şenliğinde, herkes stantları gezip, el emeği göz nuru el işleri ve büyük bir özveri ve maliyetle yapılan yiyecekleri incelerken, ikram edilen ürünleri sadece tatmakla yetinip, destek için satın alırken, sorgusuz sualsiz stantlardan paket paket yiyecekleri alıp, afiyetle yiyip, para ödemeyen, nasıl yapıldığını, ne emek verip yapıldığını dahi sormayan, makamından dolayı ondan para istenemeyen bir daire başkanından bahsediyoruz. 

MÜKEMMEL BİR KÖYÜN TÜRKİYE’NİN IHLAMUR MERKEZİ OLMA İMKÂNINA GÖZLERİNİ KAPAYAN, BEDAVA YİYECEK BALDAN TATLI DİYEREK STANDLARDA BÖREK DOLMA VE TATLILARI AFİYETLE YERKEN, CEBİNDEN BİR 5 LİRA VERİP DESTEK OLMAYAN 40 YILLIK ZİRAATÇİ BİR BAŞKANDAN BAHSEDİYORUZ. 
KALKIP AŞAĞISEVİNDİKLİ’YE SERA DESTEĞİ Mİ YAPACAK. CEVABINI SÖYLEYEYİM, 

“BİZ İZMİR, İSTANBUL, ESKİŞEHİR GİBİ BİR BÜYÜK BÜTÇESİ OLAN BÜYÜKŞEHİR DEĞİLİZ. PARAMIZ YOK” DİYECEKTİR. 

Gelelim Tekirdağ il tarım müdürlüğüne; Benim ilçemin, benim devletimin 850 dekarlık göletinin 150 dekarını sözde sazan yetiştirmek için yıllığı 1505,64 liradan 10 yıllığına ihalesiz sözde sazan yetiştirmek için kiraya verecek, bu vatandaş 01.01.2015 Tarihinden beri hiçbir balık üretmediği gibi, DSİ tarafından balık stok tespiti yapılmayan bu gölette şu ana kadar bir şey yetiştirmeyecek, göleti sahiplenip, amatör balıkçıları kovacak, kendisi ağ atıp balık tutacak, devletimin balıklarını satacak. 
(hepsinin belgesi elimde olup, tamamını Ak Parti il başkanlığına takdim ettim ve bir göletin kısmen kiraya verilemeyeceği, balık stoku tespiti yapılmadan kiralama yapılamayacağını beyan ederek uygunsuz olduğunu belirttim. Hukuken de ortak basın toplantısında da bunları belgeleri sunarak kamu zararını belirtmeye hazırım) 

Üstelik Çorlu Hilton otelde iki bakanın yer aldığı toplantıda, bizlere sunulan kitapçıklarda, bu göletin de devletin sulama projesi içinde olduğunu gördüm ve bu şartlarda nasıl kiraya verildiğini anlamış değilim. 
Sen de kalkmış Sera istiyorsun. 
Git bul 15 bin lira, bir göletin bir kısmını kirala, “sazan yetiştireceğim” diye belirt. 
Milyonlarca sazan olan göletten bol bol balık tut, sat. Ne işin var büyük emekler harcayıp, masraf yapıp vatandaşa organik sebze meyve yetiştirmekte? 

İki, üç ağ, bir kayık bir de balıkları götürüp satmak için kamyonet yeter. Kısaca Ferit kardeşim, sana ne Büyükşehir Belediyesi Tarımsal daire başkanlığından ne de İl Tarım Müdürlüğünden fayda yok. 

TIRNAĞIN VARSA BAŞINI KAŞIYACAKSIN. 
SEN BAHÇENDE TAZE TAZE HARİKA SOĞANINI, SARIMSAĞINI, DEREOTUNU, MARULUNU YETİŞTİR, BİZ DE ORGANİK ÜRÜNLERİ AZ DA OLSA SAYENDE YİYELİM. 
SANA KİMSEDEN FAYDA YOK. HAAA İLLE DE BU İŞİ YAPACAĞIM DİYORSAN, YAZARSIN BİMER’E (BAŞBVAKANLIK BİLGİ EDİNME VE ŞİKAYET HATTI) YA DA CİMER’E, (CUMHURBAŞKANLIĞI BİLGİ EDİNME VE ŞİKAYET HATTI) BENİM BÖYLE “BİR MÜŞKÜLATIM VAR, TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLARAK KİMSE BANA DESTEK OLMUYOR, SİZLERDEN BU KONUDA BİR BİLGİ VEYA SORUNUMUN İNCELENMESİ İÇİN DESTEK İSTİYORUM” 

Dersin,inan ki BİMER haklı olduğun konuda ne gerekiyorsa yapar.
Ne yapayım Ferit kardeş,benim imkanım olsa,bu seraları ben kurardım ama maalesef yok.
Allah devletimize zeval vermesin.elbet sesini duyacaklardır.