Dolar Alış
:
5.8927
Dolar Satış
:
5.9033
Euro Alış
:
6.5652
Euro Satış
:
6.5771
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...
Murat Ürtekin, Bıçak Sırtı
murat@ellidokuz.com

Defalarca Yazdım, Sonunda Olacağı Buydu

Hani bir laf vardır, “Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir” diye(yoksa Çarşambanın gelişi miydi?)

Muratlı eski öğretmenevi, bahçesiyle Muratlı halkına en iyi hizmet veren çay bahçelerinden biriydi. Bu binanın kurulması için büyük maddi destek sağlayan Almanya’da bulunan Kemal Gühel, bu desteği Muratlı halkına hizmet edilsin diye yaptı ve Muratlı öğretmenleri de maddi manevi katkıda bulundular. Bunu yaparken çok büyük bir yanlış yaptılar. 

BAĞIŞ YAPARKEN, HALKIN KULLANIMINA AÇIK OLMASI maddesini eklemediler. 

Tekirdağ Milli Eğitim Müdürü Sayın Halis İşler de, bu öğretmenevini kapattı. Sonra, dönemin Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, bu öğretmenevini Mithatpaşa okul aile birliği bünyesinde tekrar hizmete açtırdı. Fakat Sayın Milli Eğitim Müdürü Kaymakam kendisinden izin almadı diye, bizzat gelerek bu çay bahçesindeki yetkiliye burasını kapatacağını söyledi ve kapattı. 

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “kamu idarecileri milletvekillerine yardımcı olacak” talimatına rağmen, eski Ak Parti Milletvekili Ziyaeddin Akbulut’un hem benim yanımda dönemin Vali Yardımcısı ve İl Genel Sekreteri, şimdi Ak Parti Milletvekili Mustafa Yel’i arayarak, bu çay bahçesinin hizmete açılması için Milli Eğitim Müdürü ile konuşmasını söylemesine rağmen Hem de direk Milli Eğitim Müdürünü arayarak gereğinin yapılmasını söylemesine rağmen, Sayın müdür iktidar milletvekilini dinlemedi. 

Sadece bununla da kalınmadı. Kapanan köy okulları, restore edilip gelir getiren kamu malı haline getirileceğine, çürümeye terk edildi. 

Sayın Ali Yerlikaya ile bu konuda bayağı bir aşama kaydetmiştik. Fakat Tarım müdürlüğü olayında gördüm ki, yeni Valimiz tek amacı kamu yararını gözetmek, kamu zararını önlemek olan gazetecinin yazdıklarını dikkate almak yerine, bu konularda görüşmeyi dahi kabul etmediği gibi, kamu idarecilerinin gazeteciyi hedef almasına müsamaha gösteriyor. 

Canı sağ olsun. 

Biz kamu yararını gözetmeyi, kamu zararını önlemeyi kendimize ilke edinmişiz. 

Gelelim belediyeye; 
Ne söyleyeyim ki? 
Güzel övücü haber yaparsan iyisindir. Eleştirirsen, tu-kaka olursun. 
Yıllardır kaldırımların işgaliyesini yazmıştım. Oy kaybetmemek için kimsenin bir şey yaptığı yok. Kaldırımlar engelliler için engel oluşturuyor. 
Her taraf ilan ve afişlerle görüntü kirliliğine sahne oluyor. Eski öğretmenevinin önünde, ta yazdan kalma tarım fuarı afişi var. Vatandaş taşındığı halde, belediye iş hanının önünde garip şekilli bir ayakkabı reklam tanıtım zamazingosu var(o garip şekli tarif edecek başka kelime bulamadım) 

Elektrik direkleri bile yapıştırılmış ilan dolu. Bununla da yetinmeyerek, ağaçlara çivi ile ilan yapıştıranlar var. 

Daha ne diyeyim ki? 

Her şey göz önünde bulunuyor. 

Biz yazalım da yanlıştan ister dönerler ister dönmezler. 

SONUNDA BUNU DA GÖRDÜK.ŞEHRİN GÖBEĞİNDE,KAMU BİNASI ÖNÜNDE REKLAM PANOSU.
NE DİYELİM,HAYIRLI OLSUN.