Dolar Alış
:
5.4642
Dolar Satış
:
5.4741
Euro Alış
:
6.2034
Euro Satış
:
6.2146
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...

Gönülden Esintiler - 10

26 / 6 / 1990 
Salı MEKKE  
 
ABDULLAHLAR
 
Gelin ey Melekler Cinler  
Bakın canlar nasıl inler  
Haremde'ki güzel günler
Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a.
Gelirler hep oluk oluk  
Yüzü benizleri soluk  
Olurlar Allah'a konuk
           Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a.
Kapılar'dan hep girilir  
Zem zeminden'de içilir  
Gönül haneye geçilir
Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a.
Erkence gelmek gerekir  
Yavaş yavaş içeri gir  
Gönül hoşluğuna ir
           Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a. 
 
Namaz başlamağa doğru  
Gelir kullara uğuru  
İçerden duyarlar çağrı
Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a. 
Yer bulmağa çabalarlar  
Yavaş yavaş yer açarlar  
Gözlerinden nur saçarlar
           Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a. 
Ezan okunmağa başlar  
Hazırlanır akan yaşlar  
Bir garipleşir bu işler
Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a.
İmam getirir tekbir'i  
Kullarda sürer takdir'i  
Öylece eyle Tahkik'i
           Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a. 
Namaz kılınır bir güzel  
Bu işler ezelden ezel  
Olanların hepsi güzel
Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a.
Gör muazzam abideyi  
Al verilen hediye'yi  
Vakti'ni değerlendir eyi
           Dolmuş Abdullah'lar Beytullah'a. 
-------------------------------------------------
 
 
26 / 6 / 1990 
Salı MEKKE 
 
SİNE ÇAK ANLAR BİZİ
Bir acayip hâldeyim  
Bilemedim kandeyim  
Benliğimi neyleyim
Sine çak anlar bizi.
Başımda esen yeller  
Koptu cur'ada teller  
Aktı gönülde seller
                       Sine çak anlar bizi.
Yangınım yangın yeri  
Ararım gönül eri  
Sönmez gözümün fer'i
Sine çak anlar bizi.
Dağ taşta esen yeller  
Kalkmaz bigâne eller
Toz duman olmuş yollar
                       Sine çak anlar bizi.
Kalbim meyletsin Hakka
Gerisini bırakta  
Ne bulursun firakta
Sine çak anlar bizi.
Ölmeden önce ölmek  
Nefsin yolundan dönmek
Evvel parlayıp sönmek  
                       Sine çak anlar bizi.
 
Aşk oduna yananlar  
Hak şarab'a kananlar  
Dar'u Ukba görenler  
Sine çak anlar bizi.
Boş değildir hiç baksana  
Gönüllere aksana  
Yan Allah sevdasına
                       Sine çak anlar bizi.
Fena fillâh gelince  
Olur yerli yerince  
Kul yokluğa girince
Sine çak anlar bizi.
Gayret'i koma elden
Bizi atma gönülden  
Kokla vuslat gülünden
                       Sine çak anlar bizi.  
-------------------------------------------------
 
26 / 6 / 1990
Salı MEKKE 
 
SEYREYLE CEMALÛLLAH'I
 
Gönül aynan'ı temizle  
Dünya kalmasın özünde  
Hoş bulunduğun gününde  
Seyreyle Cemalûllah'ı.
İdrakle temaşa eyle
Bırak gayriyi terk eyle  
Garipliği hayreyle
                       Seyreyle Cemalûllah'ı.
Deme nedendir niçin'dir  
Bu günler senin içindir  
Bilirsen dünya geçittir
Seyreyle Cemalûllah'ı.
Bak aleme ibret ile  
Gönüle gir güle güle  
Ver varlığını sen yele
                       Seyreyle Cemalûllah'ı.
Canlan canlan candan yana  
Duy sırları kana kana  
Aç gönlünü ondan yana
Seyreyle Cemalûllah'ı.
Lâ faile'den'dir işler  
Bakarsan gönlün genişler  
Semadan ferşe inişler
                       Seyreyle Cemalûllah'ı.
İbret gözüyle temaşa  
Hak eksik işlemez haşa  
Vurmadan kafanı taşa
Seyreyle Cemalûllah'ı.
Aç gözünü gör sırları  
Bırakıp ayrılıkları  
Çek ortadan varlıkları
                       Seyreyle Cemalûllah'ı.
Sen sende olmağa çalış  
Bir'i bir görmeğe alış  
Zor olur benlikte kalış
Seyreyle Cemalûllah'ı.
Kalksın gözlerinden perde  
Temaşa eyle her yerde  
Aşıklık varsa serde
                       Seyreyle Cemalûllah'ı.
-------------------------------------------------
 
27 / 6 / 1990
Çarşamba MEKKE
 
KARŞIMDA MUHTEŞEM KÂ’BE
 
Nihayet vardık Mekke şehrine  
Şükr ettik Rabbul alemiyn'e  
Yaklaştık sevgili Haremine
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Dua etmek için durduk biraz  
Gönüller'de her dem bin bir niyaz
Durma gayret et yaz kalemim yaz  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Çevrende tavaf ediyor canlar  
Bu öyle sırdır'ki ehli anlar
İçlerinde var nasıl yananlar  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
 
Beytül atik bir ismi'de onun  
Anlarsan bak ona varır yolun  
İnsandan gider ona bu yolun  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Selâm eder Hacer'ül Esved'de  
İade eder Rab ahiret'de  
Korkma çalış kalmassın firkat'te  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Yedi def'a dönüyor hacılar  
Her kes bir dost analar bacılar  
Kimler kimi acaba hatırlar  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Sevenler sevgilisi ortada
Yarab cemalin açık burada
İdrak edip öyle dur huzurda
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Sanki gördüğüm o ezeli dost  
Pek yeni değil sırtımdaki post
Her makamda istediğim bu kast  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Bu gün yaşım belki elli iki  
Aslında yedi bin elli iki  
İnsan ve Kâ'be kardeş ikisi  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.
Göz nurum görüyor hep özünü  
Anlarsam bu garibin sözünü  
Çok görme bu neş'eli günümü  
İşte karşımda muhteşem Kâ'be.  
-------------------------------------------------
 
27 / 6 / 1990
Cumartesi MEKKE
 
SEYREYLE CEMALİNİ
 
İnsan zuhurda'dır her yerde  
Mevlâ böyle dilemiş ezelde  
İdrak et kendini hemende
Bak aynaya seyreyle cemalini.
Deryalar gibi için vardır  
Aklını derinlere daldır  
Gafletleri aradan kaldır
                       Bak suya seyreyle cemalini.
Kur'anda ifşa etti Mevlâm  
Al bu dünyadan'da biraz kâm  
Oku hecele yavaş cim lâm
Bak Kur'an'a seyreyle cemalini.
Hadisler'de bildirdi Rasul  
Ha gayret gayret asıl'da asıl  
Önünde açılmış bir fasıl
                       Bak hadis'e seyreyle cemalini.
Ve ne fahtü dedi Hak sana  
Biraz da bu işe baksana  
Hadi gafletten soyunsana
Bak ayete seyreyle cemalini.
 
Gönlüne yönel nazargâhtır  
Hak'tan fesemme vechullah'tır  
Cümle girenler ehlûllahtır
                       Bak gönlüne seyreyle cemalini.
Özünü'de özlendir hemen  
Sofra'i Maide'den yemen  
Fayda vermez sonra ah demen  
Bak özüne seyreyle cemalini.
Sözün irfan dilinden olsun  
Dinleyenler hep ona kansın  
Boş olanlar boş'una yansın
                       Bak sözüne seyreyle cemalini.
Yüzün Seb'ul Mesani'dir   
Gözünde irfan basirindir  
Mü'min mü'minin mir'atı'dır  
Bak yüzüne seyreyle cemalini.
İnsan habib olmuş Mevlâya  
Konmuş defter'de baş sıraya  
Değer ver sen bu harikaya
                       Bak İnsan'a seyreyle cemalini.  
-------------------------------------------------
 
27 / 6 / 1990 
Perşembe MEKKE 
 
UYAN ÇOK GEÇ OLMADAN
 
Bir varmış bir yokmuş dediler  
Bunu niceler dinlediler  
Kendilerinde bulmadılar
Uyan çok geç olmadan uyan.
Küçüktün büyüdün durmadan  
Heba ettin ömrü sormadan  
Nasıl pişman oldun sonradan  
                       Uyan çok geç olmadan uyan.
Gezersin böyle sokaklarda  
Ne aranırsın ufuklarda  
Yol gider yokuş bayırlarda  
Uyan çok geç olmadan uyan.
Kendin nazar eyle derinden  
Üzülüyor ham kederinden
Ecel gelmiş ne gelir elden
                       Uyan çok geç olmadan uyan.
Evvel gidenleri bir düşün  
Oyalamasın seni düşün  
Çok fena olur sonra işin
Uyan çok geç olmadan uyan.
Al eline sen tesbih'i'ni  
Yay bir'de güzel seccadeni  
Görüp ALLAH'ın icadını
                       Uyan çok geç olmadan uyan.
Anan baban hepsi gittiler  
Sonra yavaş yavaş bittiler  
Neler ettilerse ettiler
Uyan çok geç olmadan uyan.
Vaktiyle alıp tedbiri'ni  
Duyup ahret haberini  
İyi seçerek yaren'i'ni
                       Uyan çok geç olmadan uyan.
Kendin kendine kullan kendini  
Çıkar boğazından kemendini  
Korkma yık varlık bendini  
Uyan çok geç olmadan uyan.
Durma artık son yaklaşıyor  
Haşere payın bekleşiyor  
Mirasçılar'da üşüşüyor
                       Uyan çok geç olmadan uyan. 
-------------------------------------------------
 
28 / 6 / 1990 
Perşembe MEKKE 
ALLAH'IN ASKERLERİ
Ezan okunmazdan evvel  
Hazırlanır'lar bir güzel  
Böyle oluyordu ezel  
ALLAH'ın askerleri.
Oluk oluk girenlerden  
Yad ellerden gelenlerden  
Haberin almış kimlerden  
                       ALLAH'ın askerleri.
Tekbir'le başlar kumandan  
Ayağa kalkar o andan  
Yetişen olur sonradan  
ALLAH'ın askerleri.
Hepsi düzgünce sırada  
Şeytan kalmaz arada  
İhtişam var manzarada  
                       ALLAH'ın askerleri.
Özle dinlenir hep Kur'an  
Geçilmez gafletle o an  
Yamandır manzara yaman  
ALLAH'ın askerleri.
Binlerce er bir arada  
Ayakları hep karada  
Sanki yaşarlar havada  
                       ALLAH'ın askerleri.
Hepsi durmuş huşu ile  
Yönetemez Kral bile  
Zor gelir bu haller dile  
ALLAH'ın askerleri.
Tek komutu hepsi dinler  
Allahu ekber'le yüz binler  
Her hareketi düzenler  
                        ALLAH'ın askerleri.
Kimseden bir isyan çıkmaz  
Mü'min'ler canların sıkmaz  
Kimseler gayre'de bakmaz  
ALLAH'ın askerleri.
Nasıl bir ordu böyle bu
Dinlenir Hakkın buyruğu
Hepsi birden çekerler hu
                       ALLAH'ın askerleri.
-------------------------------------------------  
 
5 / 7 / 1990 
Perşembe MEKKE
 
EHLİ İRFAN ARIYORUM
 
Bu dünya'da gezen Adem  
Bilirmi'ki nedir alem  
Evvel kendi kendin bilen
Ehli irfan arıyorum.
Nerden gelip gittiğinde  
Nasıl neler ettiğinde  
Hak yoluna girdiğinde
                       Ehli irfan arıyorum.
 
İnsanları hep tanıyan  
Gayrılara hiç bakmayan
Dünya içine dalmayan  
Ehli irfan arıyorum.
Varlıklara merhametli  
Hayatı biraz zahmetli  
Hak yolunda çok gayretli  
                       Ehli irfan arıyorum.
Canlara canân olacak  
Kendini onda bulacak
Sonradan baki kalacak  
Ehli irfan arıyorum.
Hak yoluna hep götüren  
Gönülleri dinlendiren  
Yediğini ballandıran  
                       Ehli irfan arıyorum.
İdrak ile bilip gelen  
Beşer kabuğunu delen  
Kendini bir ayna eden  
Ehli irfan arıyorum.
Kendin'de hep Hakkı bulan  
Gönül deryasına dalan  
Varlığında baki kalan
                       Ehli irfan arıyorum.
Hakkın Nuruna gark olan
Kelâmullah'a harf olan  
Alemlere rahmet olan  
Ehli irfan arıyorum.    
-------------------------------------------------  
 
5 / 7 / 1990 
Perşembe MEKKE 
 
DEĞİŞTİ ELBİSESİNİ
 
Bir senedir giydiği
Üzerinde durduğu
Hacılar okuduğu
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
 
Yenilendi yine libas  
Bu oluştur hastan has  
Kalmaz gönüllerde yas  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
Bayram geldi Arifeyle  
Sen kendini arif eyle  
Bak Kâ'be'ye seyreyle  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
Yıkandı güller suyuyle  
Selâmlandı saygıyle  
Hazır oldu varlığıyle  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
Ne muhteşem andır o  
Eski tecellidir bu  
İçlerinden çekerler hu  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
Bilmem kaç milyardır zuhur  
Son tecelli'de buldu huzur  
Orda irfaniyet hazır  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
Tecellinin sonu oldu
Elbisesi biraz soldu  
Erenler hayrete daldı  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
Yeni örtü yeni tecelli  
Ne getirir değil belli  
Maşuk her zaman gayretli  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
 
Numune-i alemdir o  
Zakane-i bilendir o  
Hakkın Beytullah'ıdır o  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
Sende örtünü yenile  
Eski yeni ver ele  
Yeni tecelli ile zuhurda  
Değişti elbisesini Zat'ı mutlak.
-------------------------------------------------  
 
5 / 7 / 1990 
Perşembe MEKKE 
 
ARAFAT TECELLİSİ
 
Arafat'a doğru nihayet  
Başladı evden seyahet
Allah'dan cümle inayet  
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Yöneldiğin yer neresi  
Anlamaktır tek çaresi  
Gönüllerin Nur sûlesi
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Nihayet vardık yerimize
Huzur geldi içimize
Dua düştü dilimize
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Nasıl bir hali acayip
Bilinmez bir garaib
Olmuşlar her kes karaib
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Gece geçti dualarla
Türlü türlü hazlarla
Cümle ihvan huzurlarla
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Sabah oldu doğdu güneş
Ruhla nefis oldu eş
Arafat dağlarını eş
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Öyle hoş bir tecellide  
Alıp götürdü benliği'de  
Unutup neyim kimliğide  
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Çıktı benden çün varlığım  
Kalmadı beden darlığım  
Dost bağına uğradığım
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Beni bende bulamadım  
İsmim cismim anamadım  
Bu hallere kanamadım    
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.
Nihayet ezandan sonra  
Kesildi tecelli o anda  
Tekrar kendimi bulduğumda  
Hacılar Arafatınız mübarek olsun.  
-------------------------------------------------                      
 
6 / 7 / 1990 
Cuma MEKKE
 
BİN VECD İLE DÖNER TAVAF
 
Görmek istersen bir harika
Kâ'be'de hemen çık terasa
Görürsün alemde ne varsa
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
Bir harika'yı mihverdir o
Azameti Kibriya'dır o
Saltanat'ı ilahi'dir o
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
Nasıl neden başladı bu iş
Nerden nereye'dir bu dönüş
Niye nereye bu sonsuz gidiş
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
Görmeyenler onu bilemez  
Varmayanlar ona dönemez  
Bilmeyenler'de söz edemez  
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
Öyle sonsuz kaç milyar dönüş
Nelere değer bunu görüş
Fezalara erer bu gidiş
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
 
Bir sahne var büyük ortada
Bir maşuk nazlı en ortada
Siyah giymiş durur ayakta
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
Yavaş yavaş dönüşe doğru
Girenlerin hep yanık bağrı
Sanki herkes bir kalmaz gayrı
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
Nasıl müdhiş bir dönen seldir
Sanki döndüren hep bir eldir
Dalga dalga esen yeldir
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
Başlangıçtan beri bu dönüş
Olmamıştır onda hiç duruş
Gece gündüz su gibi akış
Bin vecd ile döner tavaf derler Yarab af af.
-------------------------------------------------
 
7 / 7 / 1990 
Cumartesi MEKKE 
 
HİRA
 
Seni nasıl tarif edeyim  
İdrakim çok zayıf nideyim  
Neler oldu sende hayretteyim
Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
 
Civarında sen en yücesin  
Az daha göğe ereceksin  
Heybetli çok azametlisin
                       Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
Sabah vakti ulaştık sana  
Çıktık zirvene yana yana  
Seyrettik seni kana kana
Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
Rasulûn nefesi sanki orda  
Sakin olmuş çok zaman burda  
Bunları düşün az yan durda
                       Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
Bütün Mekke görüş alanı  
Mevlâ tüm oldurmuş olanı  
Nasıl anlatayım kalanı
Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
Harem'i şerif'de karşıda  
Neler vardır bu çarşıda  
Görecekmiş gibi Arşı'da
                       Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
Uzun ibadetlerden sonra  
Nihayet Cibril geldi burda  
Ne sırlar getirdi hep orda
Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
Manâdan dünya'ya bir kapı  
Değişti Rasulûn hayatı  
Anla kardeşim hakikati
                       Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
İkra' dedi Hazreti Cibril  
Kur'andır bu önünde eğil  
Haktandır hepsi gayrı değil
Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira.
Sende Hira'nı Keşf edersen  
Türlü sırlara erersen  
Peygamberini yad edersen
                       Ah.. Nurlu Hira heybetli Hira. 
-------------------------------------------------   
 
9 / 7 / 1990 
Pazartesi MEKKE  
 
UŞŞAKİ DEDİLER İSMİMİZE
 
Bu dünya'ya gelmiş sakinleriz
Uşşaka can sunan sakileriz
Hak'la Hak olan bakileriz  
Uşşaki dediler ismimize  
Rasuli Nur doldu cismimize.
Bazen ederiz gönülde seyran  
Ehli dil belki bize hayran  
Canânız cümleye hep canân  
                       Uşşaki dediler ismimize  
                       Rasuli Nur doldu cismimize.
Kâlbi pak her an eder zikrini
Açar Fettah ilmi fikrini
Arttırır Mevlâm hep feyzini  
Uşşaki dediler ismimize  
Rasuli Nur doldu cismimize.
Geyinip fakir elbisesi  
Parlar gönlümüzün Şulesi  
Okuruz gönül hikâyesi  
                       Uşşaki dediler ismimize  
                       Rasuli Nur doldu cismimize.
Manâ alemidir seyrimiz  
Kalmadı alemde gayrimiz  
Hangimiz kul Sultan hangimize  
Uşşaki dediler ismimize  
Rasuli Nur doldu cismimize.
(Levlâke)den nasibimiz var  
Cümle canlar oldu bize yar  
Dar gelir alem bizlere dar  
                       Uşşaki dediler ismimize
                       Rasuli Nur doldu cismimize.
(Venefahtü) iftiharımız
Bu sırlarla mestü hayranız
Her zaman aşk ile kaynarız  
Uşşaki dediler ismimize  
Rasuli Nur doldu cismimize.
Suretimiz bir garip Adem  
İçimizde devranda alem  
Hoş gör böyle dilemiş Mevlâm  
                       Uşşaki dediler ismimize  
                        Rasuli Nur doldu cismimize.  
-------------------------------------------------
10 / 7 / 1990 
Salı MEKKE 
 
AÇMIŞ YÜZÜN VECHİ BAKİ
 
(Fe eyne ma tüvellu fe semme vechullah)
Neler faş etti Hazreti Allah  
Çıkarır meydana zikrullah
Açmış yüzün vechi baki  
Neler dağıtıyor saki.
Kâ'be'den seyr eder hüccacı  
Kimseye yoktur ihtiyacı  
Gönüldedir Tüba ağacı
Açmış yüzün vechi baki  
Neler dağıtıyor saki.
Hira'da bir başka güzellik  
Türlü zuhurda beraberlik  
Gönülde eder yarenlik
Açmış yüzün vechi baki  
Neler dağıtıyor saki.
Arafatta arifliği var  
Beyazlarla zarifliği var  
O sıcak günü eyler bahar  
                       Açmış yüzün vechi baki  
                       Neler dağıtıyor saki.
Tavafta dönendir tek bir olan  
Arada nedir'ki var olan  
Nedir elinde zatından kalan  
Açmış yüzün vechi baki  
Neler dağıtıyor saki.
İkiliği almış aradan  
Çekmiş perdeyi yaradan  
Pişman olmayalım sonradan  
                       Açmış yüzün vechi baki  
                       Neler dağıtıyor saki.
Varlığı doldurmuş alemi  
Seyrettiğin aceb gayrimi  
Burası gurbetlik yerimi
Açmış yüzün vechi baki  
Neler dağıtıyor saki.
Sende ara seni sende bul  
Kalmayasın sadece bir kul  
Sende vardır ona giden yol  
                       Açmış yüzün vechi baki  
                       Neler dağıtıyor saki.   
-------------------------------------------------   
10 / 7 / 1990 
Salı MEKKE 
 
BİLMEDİLER CÜMLE GAFİLÂN
 
Bu dünya'ya gelen kimse
Oturmuş kalmış mahbeste  
Tutmuş yolunu aheste
Bilmediler cümle gafilân  
Nedir bu hane'i viran.
Gâh benlikte gâh senlik  
Gâh senlikte gâh benlik  
Vardır arada ikilik
                       Bilmediler cümle gafilân  
                       Nedir bu hane'i viran.
Kimi tutmuş malım der  
Kimi doymaz yer'de yer  
Kimi huysuz der'de der
Bilmediler cümle gafilân  
Nedir bu hane'i viran
Kendini bilmeyince  
Gönlüne ermeyince  
Aşk şarabı içmeyince
                       Bilmediler cümle gafilân  
                       Nedir bu hane'i viran.
Dolaşırlar uzak uzak  
Kurulu her taraf tuzak  
Evde olur güya kazak
Bilmediler cümle gafilân  
Nedir bu hane'i viran.
Yaş olmuş altmış yetmiş  
Sonun'da tüm gücü gitmiş  
Hepsini kendine etmiş
                       Bilmediler cümle gafilân
                       Nedir bu hane'i viran.
Bir sürü boş kargaşa  
Su katılır pişmiş aşa  
Neler gelir sonra başa
Bilmediler cümle gafilân  
Nedir bu hane'i viran.
ALLAH korusun bizleri  
Gayretlendirsin sizleri  
Silinmez dünya izleri
                       Bilmediler cümle gafilân
                       Nedir bu hane'i viran.  
-------------------------------------------------
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
 
HACCIN RÜKÜNLERİ
1 — Akit.
2 — Elbise çıkarmak.
3 — Temizlenmek. 
4— İhram giymek.
5 — Telbiye etmek.
6 — Harem'e girmek. 
7— Mekkeyi görmek.
8 — Mescidil Harem'e girmek.
9 — Ka'beyi görmek.
10 — Üç def'a koşmak.
11 — Dört def'a yürümek.
12 — Hacerul Esved'e elini sürmek.
13 — İki rek'at namaz kılmak. 
14— Safaya çıkmak.
15 — Hervele etmek.
16 — Merve'de durmak.
17 — Arafat'a çıkmak.
18 — Müzdelifeye gitmek.
19 — Meş'are koşmak.
20 — Minaya gitmek.
21 — Kurb'an kesmek.
22 — Şeytan taşlamak.
23 — Ziyaret etmek.
24 — İhlâl etmek.
25 — Veda etmek.   
-------------------------------------------------  
 
24 / 6 / 1990 
Pazar MEKKE
 
HACC GERÇEKLERİ
 
Hacca gitmek isteyen kişi
Niyyet etmektir ilk işi
Coşar mecnun olur başı
Kaç olursa olsun yaşı.
AKİD niyyet gerekir baştan  
Gitmeğe bak genç yaştan  
Ekmeğini çıkarıp taştan  
Geri bıraktırmasın şeytan.
Niyyeti'ni halis eyle
Sohbetini kes gayriyle
Hedefi'ni düzelt hayrile
İşe başla usulüyle.
Önce terk et senliği'ni  
Kes nefsinde benliği'ni  
Azar azar ver günlüğünü  
Tut verilen öğüdünü.
Zatından zatına yönel
Ef'ali'ni bırak bir güzel
Esmanı'da terk et tezel
Sıfatı'nı alsın yadel.
SOYUNMAK lâzım varlığından  
Çıkamaz nefs kabuğundan  
Üzülürsen ayrılığından  
Çözülemezsin bağlarından.
Elbise'ni çıkardın ise
Düşmeyesin sakın sen ye'se
Kulak ver Hak'tan gelen sese
Faydası olur bak herkese.
Dünyan seninde bir hayel'dir  
Gaflet'de onun içinde'dir  
Vaktiyle soyunmak gerektir  
Korkma sen bu gerçek erliktir.
At başından sevdası'nı
Anla artık hatası'nı
Çek Eren'ler kopyasını
Ödeme faturası'nı.
Elbise değil çıkarmak  
Sadece üstünden atmak  
Bütün varlığı'nı yakmak  
Hepsinden bir ibret almak.
TEMİZLENMEK lâzım önce
Bu da bilinir her kesçe
Gusûl al hemen güzelce
Sırlar gelir ince ince.
Beden temizlemek kolay  
Fakat için ister kalay  
Nefsi'ne çektirme halay  
Yazık olur sana vay vay.
Beşer düşünce'ni terk et  
Senden isteneni derk et  
Arada olanı fark et  
Boşa geçene esef et.
Duyguların at başından  
Nefsin yemesin aşından  
Al ver yokluk çarşısından  
Kaçma nefsin karşısından. 
Değişmen gerek bu halle  
Gayret et dersi'ni belle  
Dualar söyle bu dille  
Anlaşılır gerçek ille.
İHRAM Değildir beyaz bez  
Ondaki inceliği sez  
Giyince dikkatlice gez  
Varlığı'nı gafletten çöz.
İhram bak iki parça'dır  
Biri RİDA diğeri İZAR'dır  
Bunları sarmak biraz zordur  
Nefsi'ni bak çabuk oldur.
RİDA Azameti'dir Hak'kın  
Hele bir idrak et yakın  
Onu bir bez sanma sakın  
Haliyle süslenerek takın. 
İZAR Kibriyasi'dir Hak'kın  
Bu sırra hep iyi bakın  
Nefisten kalanı yakın  
Kibriya halini takın.
Azamek Kibriya hali  
Bırakırsan kıl'u kal'i  
Olursan eğer musalli  
İhram giymişin'dir vallahi.  
-------------------------------------------------   
 
25 / 6 / 1990 
Pazartesi MEKKE
 
TELBİYE etmeye başla  
Bu söylenir gözü yaşla  
Kırıp yak nefsi'ni haşla  
Bu işler olmaz tıraşla.
LEBBEYK Denildiği zaman  
Nefsi'ne aman verme aman  
Dikkat et olursun duman  
Bu gidiş yaman'dır yaman.
 
Söylenir her an birlikte  
Ne bulunur ikilikte  
Gerek sen gerek benlikte  
Anlar işi fakirlik'te.
LEBBEYK karşılığını al
İşleri tefekkür'e dal  
Her zaman ele geçmez hâl  
Olmayasın gafil edâl.
(ŞEHİDELLAHU ENNEHU) 
Karşılığı'dır böyle hu  
Anlaşılır ne olduğu  
Bu dur ALLAH'ın buyruğu.
MEKKE'yi görünce hemen  
Hak sofrasından'da yemen  
Varlığı'na orda sinen  
Yakınlığı lâzım bilmen.
ALLAH'ın yakınlığı'na er
Gerekse dahi vermek ser
Nasıl bulunur böyle yer
Gerçeğini ver mevlam ver.
MEKKE MEKKE eski MEKKE  
Varlığına bir şey ekle  
Gördüğün şeyleri tekle  
Doğan lütuflar'ı bekle.
Hakkal yakıyn hali gelsin
Gönül muradı'na ersin
Nefsi'ni yerlere sersin
Dikkat et sende emirsin.
Hakkal yakıyn'e ermeğe bak  
Böyle istiyor Cenab'ı Hak  
Al eline çerağ'ı yak  
Boynuna sevgi halkası tak.  
-------------------------------------------------   
 
28 / 6 / 1990 
Perşembe MEKKE
 
HAREM'e girmeğe çalış  
Gönlünde olur açılış  
Olurmu? bunlardan kaçış
Nasıl olur rahmet saçış.
Mahrem sınırı belirle  
Bunlar bilindi emirle  
Hepsi'de yerli yerinde  
Pahası yok değerinde.
Gayrıdan hemen uzaklaş  
Gönül dostlarına yaklaş  
Bulduğunu sev kucaklaş  
Nurlanarak yanıp paklaş.
Sınırdan geçmesin gayrı  
Çünkü sana olmaz hayrı  
Gönüldeki bahtiyar'ı  
Sakın komayasın ayrı.
HAREM HAREM niye haram? 
Kapanıyor artık yaram  
Aydınlık oluyor karam  
Aç sine'ni güzel HAREM.
MESCİD'il HAREM'e girmek  
Hakkâl yakıynliğe ermek  
Kendiliği'ni fark etmek  
Gayriliği'de terk etmek.
HAREM içi olur sahan  
Dışardan olmassın yaban  
Ruhlarından miras alan  
Ahirete budur kalan.
HAKKA mahrum ol sende bir  
Gönül alemine hep gir  
Nefsin defteri'ni dür  
Gemi'i can'ı bahre sür.
Mescid'il haram'e giren
Bütün haramlardan geçen
Kendine güzel'i seçen
Baştan ne çileler çeken.
Sınırları'nı aşmayan  
Nefsine doğru taşmayan  
Gayrilere bulaşmayan  
Ne güzeldir şaşırmaya
KÂBE'yi GÖRMEK ne güzel
Ona doğru hemen yö'nel
Ehlinden alıp bir el
Ak kuruma ol yüce sel.
Kâ'beyi görüp et dua
Oldurur yalvar ALLAH'a
Ziyaret eyle bir daha
Bu hale biçilmez paha. 
Kâ'be'de çok hakikat var  
Hak'ka olmak istersen yar  
Geniş tut gönlü olmasın dar  
Hakkal yakiyn manayı sar.
Kâ'be kemâl naz makam'ı  
Bulunur içinden bakan'ı  
Sökerken varlık yakan'ı  
İdrak eyle canân'ını.
Örtüsü sırlıdır niye  
Verir sana'da hediye  
Bak güzelce Vechi Bakiye  
Esir olmadan hakiye.
ÜÇ DEF'A KOŞUP tavafta  
Gidersin sen beytullahta  
Dönenler'de ahta vahta  
Hemen kır kalma kabukta.
Birinci turda uzaklaş  
Nefsi emmare'den paklaş
Özüne az daha yaklaş  
Yavaş yavaş biraz aklaş.
İkinci turda'da hızlan  
Koşarak sende olandan  
Levvameyi'de bulandan  
İstifade et kalandan
Üçüncü turda hareket  
Gelir sana'da bereket  
Mülhimeden'de ilham et  
Yolda kalma gayret et.
Üç def'a hızlı giderek  
Az olsun gayret ederek  
Dönmeyi sürdür severek  
Kendini idrak ederek.  
-------------------------------------------------         
 
29 / 6 / 1990
Cuma MEKKE
 
Dört def'a yürü tavafta  
Düşünerek Beytullah'da  
Değişir mevzu bu bab'da  
Dikkat et huzurullahda.
Mutmainne'de huzurlan  
Bak elinde nedir kalan  
Bi huş çevresin'de dolan  
Nur'una nurlar katan.
Radiye'de rızan artar  
Terazi bunu zor tartar  
Gayrılık aradan kalkar  
Yakın varlığını sarsar.
Merdiye'de hak rızası  
Yerine gelir kul arzusu  
Er kazanır hak ordusu  
Olurlar Nebi uydusu.
Safiye'de saflaşırsın  
Gönülde berraklaşırsın  
Arş'a kadar ulaşırsın  
Hak'kın Nur'unu taşırsın.  
-------------------------------------------------
 
30 / 6 / 1990 
Cumartesi MEKKE
 
Hacerul Esved'e el sür
Gayriler defterini dür  
Duada sesin çıksın gür  
Hür olmaya bak kardeş hür.
Hacerul esved bir taştır  
Tavafta gözler hep yaştır  
Dönmeye hacer bir baştır  
Anlayanlar kaçta kaçtır.
Hacerul esved tavafta  
Selâm edilir her şavtta  
Dua olur Rabbena'da  
Bulur kendi'ni fena'da.
Hacerul Esvet'te can var  
Hacılar ona dalar'lar  
Sevgisiyle hep dolarlar  
Bunlar'dır gönül alanlar.
İbrahim'e A.L. bir hediye  
Çıkmıştı Ebu kubeys'e  
Rastladı Hacerul Esved'e  
Aldı getirdi HAREM'e.
Hacerul Esved'i selâmla    -- Allah'ı selâmlamaktır
Cennet nimeti'ni tamamla -- Güven duygusunda olmaktır
Gönlünde sende ferahla    -- Kendisi paktan paktır
Rabbinin nimeti'ni an'da   -- Bu oluşlar hepsi Haktır.  
-------------------------------------------------   
 
3 / 7 / 1990 
Salı MEKKE 
 
İki rek'at namaz kılmak  
Kendini iyi tanımak  
Rabbından bir çok şey almak  
Kendi'ni iyi tanımak.
Birinci'de fena fillâh  
Dersin sende böyle illâh  
Kılarsan namazı Lillâh  
Olursun Arif'i billâh.
İkinci'de baka billâh  
Lütf eder Hazreti ALLAH  
Bu işler başkadır vallah  
Korkma başla de bismillâh.
Birinde oku Kâfirun  
İkide ihlâs'la durun  
Harman'ı yele savurun  
Beşer hükmü'nü durdurun.
İki rek'at namazın'la  
Gelirsin türlü hazzınla  
Uğraşmışsın boğazınla  
Gözünü hemen aydınla.
 
 
Safa'ya çıkmak gerekli  
Bu iş oldukça emekli  
Yapılar'da hep sürekli  
Gayret lâzımdır yürekli.
Safa'da safa hali var  
Gönülde sen bulursun yar  
Bedenin öyle gelir dar  
Çıkarsan hep olur bahar.
Safa'ya sen çıkmaya bak  
İçinde'ki çerağ'ı yak  
İmdad eder sana'da Hak  
Tepeye Bayrağı'nı tak.
Safa'da bu gün safilen  
Çıkma oraya gafilen  
Böylece gönlünü bilen  
Odur Hak'kı bulup giden.
İnme bu hâlden aşağı  
Beline tak dost kuşağı  
Olursun gönül aşığı  
Parıldar Hakkın ışığı.
Hervele olur saiy'de  
Dualar okur diliyle  
Güçler gösterir eliyle  
İşler gelişir haliyle.
Mervele kudret işharı  
Bulur gönlünde baharı  
Yeri'dir Ruhlar diyarı  
Olur cümlenin bahtiyarı.
Hervele kudret işharı  
Orayı'da görmelisin  
Gaflette isen delisin  
Sen hakkı'nı vermelisin.
Merve'de Mürüvvet hali  
Kalmaz insan'ın boş kali  
Gelir hep Nur'i İlâhi  
Önünde derya sahili.
İner kâlbine Sekinet  
Gördükleri'ne hayret et  
Geri kalmadan gayret et  
Gücünü iyice sarfet.
Merve'de bulursun huzur  
Hak rızası sende hazır
Bakarsın Kâ'beye nazır  
Daim olur sende huzur.
Haliyle hallen orada  
Gayriler kalmaz arada  
Daha neler var sırada  
Sabit kadem ol burada.  
-------------------------------------------------
 
4 / 7 / 1990
Çarşamba MEKKE
 
ARAFAT'a gelir sıra  
Başlar Hacı hazırlığa  
Son verir bütün varlığa  
Uğramaz olur darlığa.
Arafat irfanlık işi  
Arif olur bilen kişi  
Kaç olursa olsun yaşı  
Temizlenir içi dışı.
Arafat nasıl bu hayat  
Gayret et nefsi'ne dayat  
Kalmasın at eski bayat  
Kaldır başın göğe boy'at.
Arafatta var çadırlar
Anlatmaz bunu satırlar
İnsan aklını alırlar
Sonra olanı hatırlar.
Arafat bir yücelik iş  
Nasıl olurmuş ilk geliş  
Mahşerde tekrar diriliş  
Bu günden olur beliriş.
Gece ayrıl Arafattan
Yola çıkar her taraftan
Can sıkılır yolculuktan
Sıyrılır insan kabuktan.
Müzdelife'ye gelinir  
Arabalar'dan inilir  
Namazlar hemen kılınır  
Taşlar bir güzel toplanır.
Müzdelife'de zikret Hak'kı
Zikr eder o muhakkak'ki
Bu işleri iyi bil ki
Değer'dir anla yeter ki.
Meş'aril Haram orada  
Buluştu onlar burada  
Perde kalmadı arada  
Zikir zakir bir arada.
Ruhun'la Nefsin buluşsun
Güzelce hemen uyuşsun
Hürden olmağa çalışsın
Yalnız olmağa alışsın.
MİNA'ya doğru devam et  
Bak verilir neler nimet  
Şükrane ol sende yadet  
Sonuna doğru gayret et.
Temenni'ne hemen ulaş
Gönül aleminde dolaş
Hak saltanatı'na yaklaş
Kendinden çıkarak paklaş.
İnsan bulur umduğu'nu  
Unutmasın sunduğu'nu  
Hazırlasın sandığı'nı  
Toplar bütün yaptığı'nı.
Mina'da sen biraz dinlen
Zikri bırakma gönülden
Oku Kur'anı Kerimden
Al haberi'ni yerinden.
 
Mina'da an boşa geçmez  
Hak herkesi böyle seçmez  
Devam et işler hiç bitmez  
Çok çalış sen günler yetmez.
Bu işin daha sonrası
Kurb'an kesmektir sırası
Sende kalır hatıra'sı
Boştur hep cümle gayrı'sı.
Kurb'an kestirir hacılar  
Sabr eder hacı bacılar  
Büyük mükâfat alırlar
İçinde huzur bulurlar.
İçinde'de lâzım kesmek
Nefsini yatırıp ezmek
Gönül alemi'ni gezmek
Şeytan hilesi'ni sezmek.
Kaldır tümden benliği'ni  
Çıkar gerçek senliği'ni  
Giyip vahdet gömleği'ni  
Bilesin sevildiği'ni.
İşler'i zahir batın eyle
Güzel bildiği'ni söyle
Lüzumsuzu ayırd eyle
Kesip ülfet'i gayriyle.
Haydi şeytan taşlamaya  
Yatır nefsi haşlamaya  
Nerden iste başlamaya  
Yürü hızlan koşmaya.
Geldin'mi? büyük cemreye
Taşlan atma gayriye
Yolla şeytan'a hediye
Nasıl girmiş bu vadiye.
Sonra üçüne'de yaklaş  
Güçlü olsun attığın taş  
Kalmasın hiç gözünde yaş  
Olmaya bak sende bir hoş.
Küçük orta büyük şeytan
Korkmadı'mı hiç Allah'dan
Ayırdı cümleyi yardan
Ne kaldı sana bu kârdan.
Sakın uyanmasın artık  
Bozgunculuğundan bıktık  
Onu bir dolaba tıktık  
Huzursuz etmesin artık
ZİYARET eyle Kâ'beyi
Alırsın sen hediye'yi
Coşar insan'ın yüreği
Budur oluşun gereği.
Kendi'ni bul ziyarette  
Kalmassın hiç dalâletde  
Biraz daha sen gayretle  
Dolarsın hep muhabbetle.
Ziyaret eyler gönlü'nü
İnkâr etmez gördüğü'nü
Bayramda eder düğünü
Nihayet çözer düğümü.
Örtü içinde gizlenir  
Başkaların'dan izlenir  
Her kes hep ona seslenir  
Örtüsü ile süslenir.
Bunlar bir acayip iştir
Öyle dehşetli geliştir
Varlığın sonsuz geniştir
Gerçek haline dönüştür.
İHLÂLLE kalkar yasaklar  
Bozulur türlü tuzaklar  
Yakındır artık uzaklar  
Bu işler ne sırlar saklar.
İlk yaşamı'na dönersin
Nefsin'e püf der sönersin
Türlü sırlara erersin
Hürsün hürlükle gezersin.
Kalkınca yasaklar senden  
Zarar gelmez giden'den  
Nefsini bir kul edenden  
Olur o güzel güzelden.
İhlaldeki bu sırları
Pek anlamaz bazıları
Eksik etme niyazları
Bulursun türlü hazları.
Helâl'i koru helâlle  
Önündeki istikballe  
Uğraşma hiç yadellerle  
Bakıp sonunu seyreyle.   
-------------------------------------------------  
 
10 / 7 / 1990 
Salı MEKKE
 
Veda günüdür artık bu  
Nasılda geçti kardeş hu  
Anlayamadık doğrusu  
Mevlâdan hep hayırlısı.
Elveda büyük Mekke  
Oldun görkemli tekke  
Geldik sana hasretle  
Gidiyoruz hasretle.
Dinmedi iştiyakımız  
Nur doldu haki pakimiz  
Neler neler aldığımız  
Çok zor oldu kazancımız.
Bizi bağrında besledin  
Huzurumuzu istedin  
Gönlümüzü temizledin  
Nurlarla güzel süsledin.
Sana minnet borcumuz var  
Hep bizlere oldun yar  
Kazandır'dın çokça kâr  
Bizi unutma hoşça kal.
Veda sırası Kâ'be'de  
Geldik edeb ede ede  
Hasretle doluyuz sadece  
Dönüyoruz sessizce.
İçimizde kaynıyor kazan  
Böylece yazmış yazan  
Dök günah'ı misli hazan  
Var'mı? bu oyunu bozan.
Hacer-ül Esvede selâm  
Ulaşır Hakka vesselâm  
Hep dua'dır sözde kelâm  
Okunur durur elif lâm.
Nasıldır dosttan ayrılık  
Yakar bizi gayrılık  
İçimizde ılık ılık  
Başımızda bir sarhoşluk.
Son def'a baktım o güzel'e  
Selamladım çok özlemle  
Bir daha zor geçer ele  
Dönüyoruz vatan ile. 
-------------------------------------------------  
 
3 Temmuz 1990
MEKKE
 
 
GELDİM
 
Gönlümdesin Kâ'bene geldim. 
Hamd ile senaya geldim. 
Kesrette vahdeti bulup  
Haccımı ifaya geldim.
SULTAN ANA   
-------------------------------------------------  
 
4 Temmuz 1990
MEKKE                                   
                                  DÖNÜŞÜM                                                   
 
YA ALLAH YA ALLAH LA İLAHE İLLALLAH
İNSAN dönüyor TAVAF dönüyor 
MEKKE dönüyor KÂBE dönüyor
 
Dönüyor dönüyor ZİKİR ediyor 
Dönüyor dönüyor ŞÜKÜR ediyor
 
CAN dönüyor CANAN dönüyor 
BAŞIM dönüyor GÖNLÜM dönüyor
 
Dönüyor dönüyor ZİKİR ediyor 
Dönüyor dönüyor ŞÜKÜR ediyor
 
MEVLANA dönüyor ŞEMS dönüyor 
YILDIZ dönüyor GÜNEŞ dönüyor
 
Dönüyor dönüyor ZİKİR ediyor 
Dönüyor dönüyor ŞÜKÜR ediyor
 
DÜNYA dönüyor AY dönüyor 
KUBBE dönüyor ZERRE dönüyor
 
Dönüyor dönüyor ZİKİR ediyor 
Dönüyor dönüyor ŞÜKÜR ediyor
YA ALLAH YA ALLAH LA İLAHE İLLALLAH
SEFER İNAL