Dolar Alış
:
5.3231
Dolar Satış
:
5.3327
Euro Alış
:
6.0775
Euro Satış
:
6.0884
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...

Gönülden Esintiler - 3

ARAFATTA BATIN
 
 
(ARAFAT)   (ayn)   göz   (R)   Rahmet  Rububiyet
(F)  Feyekünü emre uyum  (T)  Tarik yol
Sırat'ı müstakim.
Arafat'ı duyalım gönül dilinden  
Sırlarına bakalım gönül gözünden  
Varlığını bilelim özün özünden
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Çünkü Mevlâ Kur'anda öyle zikretti  
Kullarına bunları bilmek emretti  
Zahirde yapılanlar hep suretti
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Baş harfi (AYN) gözdür bakılır Hakk ile
Cümle hüccac belirir kendi gözünde
Gören sen görülen sen hep birlenir özünde
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
İkinci harf Rububiyetin rahmetidir  
Orada rahmet yağar Hakkın adetidir  
Senden sana olan rahmeti ezelidir
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Üçüncü harf FE'dir FEYEKÜNÜ bilene  
Manâdan zuhur eder uyar KÜN emrine  
Rahmet eder bütün zuhur yerlerine
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Sondaki TE Tarik'dir Sırat'ı müstakim
Bunları bilirsen olursun Hakim
Bu yol Haktan Hakka gider bil daim
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Arafat rumuzumdur aynını bilene  
Tenezzül zuhurumdur ayırd edene  
Esfel'i Alâ'yı hemen birleyene
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
 
 
 
Arafatta kurarım bir güzel işler  
Bütün birleri toplarım Vahidleşirler  
Hem söyler hem kabul ederim bilmezler
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Lebbeyk diyerek çıkarım en uca  
Genç ihtiyar yaşlı zayıf hemde koca  
Onlarla birlikde gelirim bende Hacca
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Beyazlar giyerim Renksiz olduğumdan
Ruh ile Nefsim dost olur rahmed dağımdan
Saki'yim sularım kâsei fağfurdan
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Arafatım idrâktir kendi kendimi  
Görürüm ettiğim cümle nüzülümü  
Yaşarım her anda her yerde halimi
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Arife gününü seçtim bu hâl için  
Asyadan Afrikadan geldim biçim biçim  
Sıfatlarıma doğru yaptım bir seçim
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Cebeli Rahmeden yağıyor rahmetim  
Bütün çadırlar ordugâhım askerim  
Kıyamete kadar bu hali isterim
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Soyundum orda beşeri vasıflarımdan  
Feyz alır Sıfatlarım hep Zatımdan  
Nüzül ederler her şey için katımdan
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Arafattan  Müzdelifeye  gelirim  
Meş'aril Haramda zikrimi  birlerim  
Arifin gönlünde her şeyi birlerim
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Arafat sembolümdür Ba'del mevt için  
Ey suretlerim bir bir önümden geçin  
Gösterdiğim Sırat'ı Mustakimi seçin
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Bu hâlleri idrak eden Araf ehlidir  
Bunların sırları Kur’anda gizlidir  
Bazan tatbikatla bazan söz iledir
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Taşlarım Minada Şeytanı bir güzel  
Yazdım senaryoyu ezelden de ezel  
Bunlar lâf  değildir dinlemem  gazel
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Arifi Billâh olurum çıkarım bazan  
Suret seyrimdir anlayan olur ahsen
Bütün fiillerde vardır nice mahrem
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
Arafat Araf Arif birlenir hemen  
Bu İlâhi sofralardan çok çok yemen  
Aşk ile idrak ile bunları demen
Arafat nedir Araf nedir Arif ne?
 
-----------------------------  
 
( 6.10.1982 )
 
 
RESULULLAH MEDİNEİ MÜNEVVERE'DE
 
 
MEDİNE: (mim) hakikati Muhammedi (dal) dar
yer darüsselam   (nün)  nuru  ilahi kudret nuru.
 
 
Medinedir dünyanın incisi  
Alemde yoktur onun gibisi  
Şehirlerin oldukça eskisi  
Sen onu iyi tanıyor musun?
 
Mim'de Makam-ı Mahmud'u Ahmed  
Hem hakikati sırrı Muhammed  
Esrarı ilâhiyyeyi vahdet  
Sen onu iyi biliyor musun?
 
Dal darı dünyada Medine'dir  
Darüsselam selâmet yeridir  
Dertlilere hem deva evidir  
Sen onu iyi tanıyor musun?
 
Nun nuru ilâhidir görene  
Kudret nurudur kendini bilene  
Nurun alâ nur olur gelene  
Sen onu iyi görüyor musun?
 
Çıktı Mekke'den Resul vahy ile  
Yolda türlü türlü haller ile  
Vardı Medine'ye gölge ile  
Sen onu iyi biliyor musun?
 
Kübada dediler (bedrü aleyna ) 
Hoş geldin mihmanı seyyidena  
Dinlendi Resul biraz daha  
Sen o yeri biliyor musun?
 
Düştü yüksüğü kuyuya bir an  
Acı suyu tatlı oldu o an  
Bu sırrı hikmeti yadet ve an  
Sen onu iyi biliyor musun?
Çıkıldı yola Medine için  
Dediler ey Sultan bizi seçin  
Çöktü deve eyledi o seçim  
Sen bunu iyi biliyor musun?
Kuruldu mescid kısa zamanda  
Oturdu Resulu Ekrem orada  
İlâhi esrar aktı burada  
Sen onu iyi biliyor musun?
 
Baştan dönülür idi Kudüs'e  
İsterdi Resul Beytül Harem'e  
Dua ederdi hep Rabbine  
Sen bunu iyi biliyor musun?
 
Bir gün gittiler kıbleteyn'e  
Duruldu salât'u ikindiye  
Döndürüldü şetral Mescidel Haram'e  
Sen onu iyi biliyor musun?
 
Mescid yanında eshab-ı Suffa  
Onlar oldular hep ehli safa  
Alem onlardan öğrendi vefa  
Sen onları iyi biliyor musun?
 
Müşrikler bir gün Uhuda geldi  
Vahşi Hamza'nın ciğerini deldi  
Halid bir an okçuları yendi  
Sen bunları iyi biliyor musun?
 
Toplandı Müslümanlar bir anda  
Bin Melek yardımda idi o anda  
Düşmanın  gayreti  vermedi fayda  
Sen bunları iyi biliyor musun?
 
Adeta düşman kaçıyor gibi  
Sanki Resulullah yerinde gibi  
Aradan hiç zaman geçmemiş gibi  
Sen bu hatırayı yaşıyor musun?
Kureyş  yine Resul'e kasdetti  
Cümle müşrikler hepsi birleşti  
Bu sefer ise tedbir hendekti  
Sen bunu iyi biliyor musun?
Resul'un karargâhı tepede  
Sanki oradan emir vermede  
Tutuluyor sözü her yerde  
Sen onu tutabiliyor musun?
 
Aşağıda Selman-ı Farisi  
Yanında Ebubekir  Sıddıki  
Az ileride Hazreti Ali  
Sanki savaşıyor görüyor musun?
 
Tutunamayıp müşrikler kaçtı  
İslâm'a yeni bir sayfa açtı  
Bu haller zaten hep olacaktı  
Sen bunları sezebiliyor musun?
 
Resul'u koruyordu gamame  
Anısıdır Mescidi gamame  
Sende agâh ol hemen bu hale  
Bulut orada görüyor musun?
 
Resul halen eshabıyla sanki  
Her an bir asrı saadet gibi  
Onları hayal et ve inan ki  
Aramızdalar biliyor musun?
 
İşte Ebubekir bürünmüş beze  
Yardımıyla düşman geldi dize
Bunlar nasıl gelebilir söze  
Sende bu hale gelebiliyor musun?
 
İşte Ömer adalet dağıtmada  
Sırtında çuval gün ağarmada  
Herşeyi yerli yerine koymada  
Sen onu düşünebiliyor musun?
                       İşte bak Osman çifte nurlanmış  
Onunla İslâm daha canlanmış  
Kâfirler alçaldıkça alçalmış  
Sen bunları biliyor musun?
 
İşte Ali meydanda cenk eder  
Düşmanları hemen mağlup eder  
Kalmaz İslâmda üzüntü keder  
Bu hali görebiliyor musun?
 
Bilâl'ın can sesi kulaklarda  
Hüreyre'nin sırlan torbada  
Sevgi Rahmet Ali abada  
Bunları yaşayabiliyor musun?
 
Fatma anam değirmen döndürür  
Hasan ile Hüseyin'i büyütür  
Arada ziyarete götürür  
Onları görebiliyor musun?
 
Yavaş yavaş günler hep geçiyor  
İslâm güçlendikçe güçleniyor  
İza cae suresi geliyor  
Resul memnun görüyor musun?
 
Ravzada hergün hareketler var  
Cibril'den Kur'an akarda akar  
Aşıkların yüreğini yakar  
Sen onları duyuyor musun?
 
Veda Haccına çıktı Peygamber  
Yüz yirmi bin Müslüman beraber  
Orda geldi ekmeltükümden haber  
Eshabı görebiliyor musun?
 
Nihayet Resul hasta oldu  
Ümmetine rahmeti çok boldu  
Kur'an'ında sayfaları  doldu  
Sen o günleri biliyor musun?
 
Bir gün denildi Essalât Resula  
Kılındı namazı hep  ferd ile  
Acı çöktü bütün gönüllere  
Sen o günleri hatırlıyor musun?
 
Ona mekân oldu yattığı yer  
Surettir orda yatan kulak ver  
Manâda sırlar vardır ona er  
Sen o sırları biliyor musun?
 
Yanına geldi sevdiği Sıddık  
Daha sonrada Ömerul Faruk  
Kalmadı arada hiç ayrılık  
Onların yattığı yeri biliyor musun?
 
Nihayet geçti devri seneler  
Ravza yenilendi birçok kereler  
İnsanlar ziyarete  giderler  
Sende ziyarete gidiyor musun?
 
Girilir Babüsselâm'dan içeri  
Bir görsem o ilahi mahşeri  
Yerlisi misafiri Habeşi  
Hep ziyaretteler görüyor musun?
 
Yürünür sessiz doğru huzura  
Mihrap mimber Suffada orada  
Huşu ile üç İhlas bir Fatiha  
Okuyup çıkanları görüyor musun?
 
Ey yüce sultan hallerin yaman  
Feda olsun varlığın lütfet aman  
Senin çün kalbimdir her an yanan  
Yanan kalpleri görüyor musun?
 
Gerçi suretin Medine'dedir  
Oranın şerefi sesin iledir  
Alemde eşi yok bir beldedir  
Sen o beldeyi tanıyor musun?
 
Paris Londra Berlin Madrid Roma
Nevyork Sanfransisko Şikago  
Medine'nin bir puldur yanında  
Sen o şehirleri biliyor musun?
 
Gerçi suretin durur toprakta  
Seni ihata etmiş bu babta  
Bunlar hep macaz dır hakikatte  
Sen o mecazı biliyor musun?
 
Toprağın sarması muhaldir seni  
Ne olursa olsun kabrin eni  
Dar gelir yer alamaz sineni  
Sen o sineyi biliyor musun?
 
Bu varlık senin çün yaratıldı  
Bütün alemde sende medfundu  
Bu öyle bir ilâhi oyundu  
O oyunu oynayabiliyor musun?
 
Mevlâ istedi bir düzen kurmak  
Gizli planı dışarı vurmak  
Bu cümbüşten olur mu geri kalmak 
O cümbüşe girebiliyor musun?
 
Bu işler belirlendi ezelde  
Neler vardır bilsen o güzelde  
Bazen şarkı bazen gazelde  
Sen o sırları duyabiliyor musun?
-----------------------------
 
MEKKE
(2.8.1987)
 
MÜMKÜN MÜ KÂ'BE
 
 
Ey yüzü yaşmaklı iştiyaklı güzel
Kendini  niçin  perdeledin  ezel
Aç gönlünü alemde bilsin tezel
Sana aşık olmamak mümkün mü KÂ'BE.
 
Ademle AL başlar burada tarihin
Gönlüne girdin oradan Arifin
Nerden  bakarsan   bulunur   canibin
Seni  bulup görmemek mümkün mü KÂ'BE. 
 
İbrahimle AL  eyledin nice  dostluk  
İsmaile de AL öğrettin güzel kulluk  
Nasıl sana çağırdılar oluk oluk  
Çağrıyı duyup gitmemek mümkün mü KÂ'BE.
 
MUHAMMED SAV dahi dolaştı seni
Müşriklerden sıyırdı çevreni
Bu işi sanmaki ola yeni
Sensiz bir dünya mümkün mü KÂ'BE. 
 
Çevrende dolaşır binlerce kişi  
Kimi otuz kimi elli yaşı  
Hepsininde seninledir işi  
Seni görüp dönmemek mümkün mü KÂ'BE.
 
Kapın aşıklara yoldur ezel
Seni tanıyan güzelden de güzel
Görmek güzel seni gelmeden ecel
Sana gafletle bakmak mümkün mü KÂ'BE. 
 
Dört köşen çıkıyor arşa doğru  
Manâlar iniyor ferşe doğru  
Zahirden batından duyarsın çağrı  
Çağrına uymamak mümkün mü KÂ'BE.
 
Taşların dizilmiş hep üst üste
Sana aşık olunur ilk görüşte
Öyle sırlar vardır ki bu işte
Seni hemen anlamak mümkün mü KÂ'BE
 
Örtün siyahtır acep neden  
Ayardan  kapanırsın gizliden  
Perdeni açmassan ne gelir elden  
Senin perdende çok güzel KÂ'BE.
 
Etrafın doksan dokuz direk çevrili  
Sanki her yer Cennetten bahçeli  
Zemzeminden doya doya içmeli  
Seni görüp dirilmemek mümkün mü KÂ'BE.
 
Yedi minare seni seyr eder
Hayran hayran başların eğer
Sana ne yapılsa mutlak değer
Sana hakkıyle yönelmek mümkün mü KÂ'BE.
 
Üst katların sanki Cenneti âlâ  
Seni duymak âlâdan da âlâ  
Sende yaşamak daha da âlâ  
Sensiz hayat mümkün mü KÂ'BE.
 
Etrafında halkalanmış aşıklar  
Hacerul Esved de selâm alırlar  
Tavaf sonunda huzur bulurlar  
Etrafında dönmemek mümkün mü KÂ'BE.
 
KÂ'BE alemde HAK'kın misali  
Makamı İbrahim gerçek musalli  
Bilerek değerlendir bu hali  
Sana yanmamak mümkün mü Ahh KÂ'BE.
 
-----------------------------
 
MEDİNEİ MÜNEVVERE
(16.8.1987)
 
 
BEYAZ NE GÜZELDİR
 
 
Elinde olmadan geldin dünyaya  
Açılıyor yolun hemen ukbaya  
Evdekiler başlıyor sayhaya  
Geleni saran beyaz ne güzeldir ne güzel. 
 
Zaman olur gelir sünnet çağı  
Ev halkı alır şekeri yağı  
Kesilir derken çocukluk bağı  
Sünnette beyaz ne güzeldir ne güzel. 
 
Bakmışsın gelmiş evlenme işi  
Münasibini bulur belki kişi  
Gelmiştir yirminin üstüne yaşı  
Gelinin giydiği beyaz ne güzeldir ne güzel. 
 
Kar yağar ortalığı tüm kaplar  
Soğuktan bazan içilir haplar  
Örtünmüş bem beyaz olmuş damlar  
Kar yağınca beyaz ne güzeldir ne güzel. 
 
Hayvanlar çıkar davara ota  
Akşam olunca yerinde yata  
Görevlisi hemen gelir sağmaya  
Sütte beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Gün gelir yanarsın Hac için  
Kaynarsın böylece için için  
Günlük elbiselerden de geçin  
İhramda beyaz ne güzeldir ne güzel. 
 
İhramlılar dolar dört bir taraftan
Almışlar emri çünkü ALLAH'dan  
Ayrılmak  istemez  kimse  yardan  
Mekkede beyaz ne güzeldir ne güzel.
Tavafa girince uçarcasına  
Çağlayanlar gibi coşarcasına  
Tüm benliğini aşarcasına  
KÂ'BE de beyaz ne güzeldir ne güzel.
Arafata çıkar tüm Hacılar  
Cebeli Rahmeye belki varırlar  
Günahlarından tüm kurtulurlar  
Arafatta beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Düşülür yola varılır Minaya  
Erersin belki sonsuz manaya  
Selâm ederek cümle Hüda ya  
Minada beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Medinede Ravzanın içinde
Sevgi coşku heyecan son biçimde.
Rasulullahın önünden geçince
Mutahharada beyaz direkler ne güzeldir ne güzel.
 
Yanıyor gönlü ateşi aşktan  
Ayrılmazki hiç bir zaman dosttan  
Bu yaşam ona biçilmiş kaftan  
Yanan da beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Aşıkın şulesi belirir her an  
Maşukunu  görünce olur hayran  
Cümle varlıklarda eder seyran  
Aşkta beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Açılır baharda hep güller  
Tutar koparır nadide eller  
Medhini söyler o güzel diller  
Gülde beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Lâlede açılır vakti gelince  
Yaprak çiçek kemale erince  
Gözler şenlenir bahar görünce  
Lâlede beyaz ne güzeldir ne güzel.
Yaşayıp giderek hayli zaman  
Sevgidir gönlünde coştukça yanan  
Bütün varlığı ile Hakta olan  
Sakalda beyaz ne güzeldir ne güzel.
Ömrünü Hak ile geçirince  
Şarabı Tahuru içirince  
Mü'min olanlardan seçilince  
Kefende beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Konsanda toprak içine tez el  
Eğer dostunu buldunsa güzel  
Kalmaz bu halde ebed ve ezel  
Kabirde beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Kalkınca cümle meyyitler ayağa  
Başlarlar mahşere doğru kaymağa  
Miktarını imkân yok saymağa  
Mahşerde beyaz ne güzeldir ne güzel.
 
Bir ömür geçirince dost ile
Huzur ile dolup güle güle
Bir kaçta dost edinmişse hele
Nur yüzde beyaz ne güzeldir ne güzel. 
 
-----------------------------
 
MEKKEİ MUKERREME 
( 10.8.1987 )
 
 
BİR ZAMANIN OLSUN
 
 
 
Bak kendine ki neyin çok  
Bazı şeyler sende yok  
Boş sözlere karnım tok  
Sevgiyle dolu bir zamanın olsun.
 
Sinirlenirsin her kese  
Büründürürsün yese  
Biri sana hep dese  
Bağışla dolu bir zamanın olsun. 
 
Ağyardan sakınarak
Gaflete dalmayarak
Enginleri aşarak
Dostla dolu bir zamanın olsun.
 
Seversin hep  güzeli  
Sende var bu ezeli  
Söyletme bana gazeli  
Yarla dolu bir zamanın olsun. 
 
Hep hastasın böyle neden
Neler var ki boşa giden  
Elbet bulur hep eden  
Sağlıkla dolu bir zamanın olsun.
 
Gezersin   sen   gurbette  
Ne bulursun harekette  
Yalvar hep seherlerde  
Sılada bir zamanın olsun. 
 
Gez dolaş bu dünyayı  
İdrak için ukbayı  
Özleyince sılayı  
Gurbette bir zamanın olsun.
 
Sağlık ile geçim  
İyi günleri seçin  
Kadrini bilmek için  
Hastalıkla bir zamanın olsun.
 
Bak hele bir kendine  
Neler kaptırdın nefsine  
Biraz tecrübe etsene  
Nefsinle bir zamanın olsun.
 
Dışardan  çek  başını  
Kendin  pişir  aşını  
Silerek göz yaşını  
Kendinle bir zamanın olsun.
 
Kendini bul Rasulde  
Buda vardır usulde  
Meyyid olup gasilde  
Rasulle dolu bir zamanın olsun.
 
Hemen  çıkıp aradan  
Senle kalır yaradan  
Pişman  olma  sonradan  
Rabbınla dolu bir zamanın olsun.
 
-----------------------------
 
(2.8.1988 )
 
 
ADEM DİYE GÖRÜNDÜ
 
 
 
Bilirsinki ALLAH alemleri yarattı  
İnsan denen varlığı esfel'e bıraktı  
Burası onlar için son duraktı  
Fakat geriye dönmek çok uzaktı.
 
Peygamberler kitaplar gönderdi sonra  
Eğer içinde bir miktar sevgi varsa  
Hakikatleri anlar dedi nasılsa  
Onlara verdiği gerçek akılsa.
 
(VE NE FAHTÜ) dedi büyük bir sır açarak  
Etrafa ilim Nurları saçarak  
Adem'i manâya Ruhundan nefy ederek  
Alemi İmkânda Adem diye göründü.
 
Melekler secde etti onda olduğundan  
Manâ olarak kendi zuhurundan  
Çıkıver artık sertleşmiş kabuğundan  
Anla sende Adem diye göründü.
 
Şeytan anlayamadı bu sırrı mutlak  
Çünkü onda yoktu açık bir kulak  
Gelmedi ona bundan haberci ulak  
Bilki senden Adem diye göründü.
 
Varlığın onun varlığıdır ezeli  
Bu sırrı anlayan olur cezbeli  
Dokunduğunda sana Hakkın kudret eli  
Bilki senden Adem diye göründü.
 
İlk kemâlât Ademliktir iyi bil  
Boşa geçirdiğin demleri hemen sil  
Okusun Kur'an gafletsiz her gün dil  
Bilgi senden daha nice nice göründü.
 
-----------------------------
 
( 14. 8.1988 )
 
AN'I DEĞERLENDİR
 
Her ne işte olursan ol  
Sıratı müstakimdir doğru yol  
Salikler geçerler hep kol kol  
Sende geçtiğin an'ı değerlendir.
 
İnsan gözünden akar ab'u hayat  
İçiyorsun farkındamısın hey hat  
İçtiğin diğer şeyler çok bayat  
Sende içtiğin an'ı değerlendir.
 
Cümle olmuş alemde Maşukan
Bizler görmek isteyen Aşıkan
Olabildiğimizde Sadıkan
Sende gördüğün an'ı değerlendir.
 
Kulakların mühürlü değilse  
Başın eğer HAK söze eğilse  
Gönlüne iki çift Lâf girdiyse  
Sende duyduğun an'ı değerlendir.
 
Dünyada yaşadığın şüpheli
Yaşayanların kulağı küpeli
Kalmasın hayat içinde şüpheli
Sende yaşadığın an'ı değerlendir.
 
Bulmuşsan eğer gerçek dostunu  
Atmışsan sırtından dünya postunu  
Ona yöneltmişsen kasdını  
Sende bulduğun an'ı  değerlendir.
 
Yanmayı biliyorsan serapa
Sakın eyleme gafletle hata
İstersen gönlünde Sultan'ı safa
Sende yandığın an'ı değerlendir.
 
Olursan bir gün olanlar gibi  
Biraz derindir gönlünün dibi  
Estiğinde hep seherler yeli  
Sende aldığın an'ı değerlendir.
 
Çıkar pazara hemen nefsini  
Hiçe sat düşünme ücretini  
Göreyim gururla gayretini  
Nefsini sattığın an'ı değerlendir.
 
Eynema Küntüm ve Hüve Meaküm 
O senledir bil böyledir hüküm  
Gaflete dalmadan iki gözüm  
Huzurda olduğun an'ı değerlendir.
 
Muti KABLE ENTE MUT dedi dost  
Bizim için bunda var güzel kast  
Son günde gelip soyulmadan post  
Ölmeden evvel öldüğün an'ı değerlendir.
 
-----------------------------            
 
KONYA
( 12.12.1987 )
 
AŞK
Bakıp halime ibret ile  
Dalmışım hayli dibe  
Benzemişim bir garibe
Ahh sardı beni deryayı Aşk. 
 
Düşer idim belki nare  
Gönlüm olmuş pare pare  
Koşup gitsem hemen yane
Ahh kaptı beni Sultanı Aşk. 
 
Ne diller döktü bana  
Anlatarak kana kana  
Gel diye artık bu yana
Ahh çekti beni sohbeti Aşk. 
 
Gül ile bülbülden haber  
Kalır mı gönülde keder  
Gelen başı mecnun eder
Ahh yaktı beni ateşi Aşk. 
 
Dosta vardım hayli zaman  
Kaynıyor Aşk ile kazan  
Bu oyunu böyle yazan
Ahh sardı beni vuslatı Aşk. 
 
Aşka oldum giriftar  
Cümle oldu bana yar  
Kalmadı gönlümde har
Ahh astı beni sahbayı Aşk. 
Kırıp kafesi teni  
Dar gelerek yerin eni  
Attı enginlere beni
Ahh saldı beni sahraya Aşk. 
 
Arıyordum hep ben onu  
Ne olurdu bunun sonu  
Olmuştu yaşın dört onu
Ahh buldu beni Canân'ı Aşk.
 
-----------------------------
 
(28.2.1969)
 
İLÂH İ
 
AHHH AMAN ALLAH
 
 
Bana bir hâl oldu bugün  
Ey ahbablar sizde duyun  
Kalmadı hiç eski huyum  
Açıldı gönülde kuyum.
 
Ah  aman   ALLAH  ALLAH  ALLAH. 
Canım   ALLAH   ALLAH   ALLAH.
 
Anladım Nur bütün soyum  
Gönülden geldi Hay suyum  
Bildim bende öyle Nurum  
Bakarsan fakirde kulum.
 
Ah aman  ALLAH  ALLAH  ALLAH. 
Canım   ALLAH   ALLAH   ALLAH.
 
Gezer yürür divane ben  
Girerim hep divana ben  
Kalma nurdan bigâne sen  
Delindi bak kafesi ten.
Ah aman  ALLAH   ALLAH  ALLAH. 
Canım   ALLAH   ALLAH   ALLAH.
 
Her an bülbül gibi ötem  
Hemen uçup Hakka gidem  
ALLAH ALLAH deyip dönem  
Arşa çıkıp yere inem.
 
Ah aman  ALLAH   ALLAH   ALLAH. 
Canım   ALLAH   ALLAH   ALLAH.
 
-----------------------------  
 
(16.5.1962 )  
 
 
ARAYIŞ
 
 
Yirmi iki yıl dünyada avare gezdim  
İçimde bin boşluk var bunu evvel sezdim  
Ne olduğun bilemedim teaccüb ettim  
Bu ne hâldir hey diye seslendim.
 
İçimdeki boşluğa çok şey attım dolmadı  
Adeta her attığımla biraz daha boşaldı  
Ne dolmaz boşlukmuş kalbim daraldı  
Bu ne boşlukmuş hey diye seslendim.
 
Doktor hekim senelerce uğraştı  
Derdim benimle dillerde dolaştı  
Gördüğüm İnsanlar bana bir hoştu  
Bu ne derttir hey diye seslendim.
 
Çok kitap okudum manasını anlamadım  
Çok söz dinledim tatmin olmadım  
Dağ gibi yiyecek yedim doymadım  
Bu ne açlıktır hey diye seslendim.
 
Pınarların suyun içtim bitirdim  
Göz yaşımı içime döktüm indirdim  
Ciğerim yanıyor diye her gün inledim  
Bu ne yanmaktır hey diye seslendim.
 
Hazreti Mansur enel HAK demiş  
Hazreti Maşuk enel HAK demiş  
Hepside bu sırra canlar vermiş  
Bu ne sırdır hey diye seslendim.
 
Ey dünya suallerime cevap ver
Beni bırakıp  etme muğber
Eğer kendinden yoksa haber
Bu ne habersizliktir hey diye seslendim.
 
-----------------------------
 
(5.9.1980)
 
AŞIKA LÂZIM OLAN
 
 
Aşıka lâzım olan ağlamaktır şamu seher  
Gözünde yaş olmayanın gönlünde aşk ne gezer.
 
Aşıka lâzım olan dinlemektir gönlünü  
Gönlünü dinlemeyen nasıl bilir öldüğünü.
 
Aşıka lâzım olan devamlı zikri tesbih
Zikri tesbih olmayanda ne bulunur fikri tesbih.
 
Aşıka lâzım olan manâya dalmaktır  
Manâya dalmayanın sonu yerde kalmaktır.
 
Aşıka lâzım olan dostunu iyi seçmektir  
İyi dost seçmeyenin ömrü boşa geçmektir.
 
Aşıka lâzım olan odur ki uyanık ola  
Uyanık olmayan gece feyzinden ne bula.
 
Aşıka lâzım olan bir mürşide kavuşmak  
Mürşidi olmayan bilir mi nefsi ile savaşmak.
 
Sende aşıksan eğer vuslata talipsen eğer  
Kimseyi hor görmeden yaratılana ver değer.
 
Sabah akşam durmayıp menzilleri aşmağa bak  
Gönlünde sönmüş olan çerağ'ı ateşi yak.
 
Sevdiğin her şeyi terkeyle sadece kalsın HAK 
Kolaylık verir Mevlâ mutlak ve mutlak.
 
Necdet bu sözleri sen söylersin söylemek kolay  
Elbet bu işler hiç değildir o kadar kolay.
 
Bak aşıklar geçiyor sıra sıra alay alay  
Gönlünde kurdun ise maşukuna bir yüce saray.
 
Sen ondasın o sende bu ne sırdır ne hayret? 
Sende ermek istersen çok gayret et çok gayret.
 
Mürşidine her zaman uy budur en güzel huy  
Taa içerden derinden Rabbinin hitabını duy.