info@ellidokuz.com
Dolar Alış
:
7.7796
Dolar Satış
:
7.7936
Euro Alış
:
9.4625
Euro Satış
:
9.4796
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...

NKÜ den AB standardında üretim

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ), kampüs içinde AB standartlarında ürettiği inek sütünü ulusal firmalara pazarlayarak, hem bölge üreticisine örnek oluyor, hem de üniversiteye gelir sağlıyorlar.

NKÜ Ziraat Fakültesi tarafından kampüs alanı içinde 2007 yılında faaliyete geçirilen Süt Sığırcılığı Üreticileri Eğitim Merkezi nde, günlük 350 litre, yıllık 90 bin litre süt üretiliyor. Eğitim merkezinde hayvanların atıklarını da değerlendiren bilim adamları, seperatör cihazından geçirdiği atıkları, organik gübre olarak tarlalarda kullanıyor. NKÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çıtır, Namık Kemal Üniversitesinin yeni açılan bir üniversite olmasına rağmen, hızla geliştiğini söyledi. Ziraat Fakültesinde, 600 dekar arazide bitkisel üretim yapıldığını ifade eden Çıtır, bugüne kadar başarılı uygulamalar yapılmış olmasına rağmen, elde edilen üretimin, döner sermayeye büyük katkı sağlayamadığını belirtti. Çıtır, fakülte bünyesine hayvancılığın da ele alınmasıyla yeni atılımlar yapıldığını belirterek, önce koyun yetiştirmek için kampüs sahası içinde bir alan tahsis ettiklerini, daha sonra ?Süt Sığırcılığı Üreticileri Eğitim Merkezi? adı altında ikinci bir merkez daha kurduklarını kaydetti. Merkezin, Tekirdağ Çitçiye Hizmet Götürme Birliğinin katkılarıyla kurulduğunu ifade eden Çıtır, kuruluş aşamasında bina inşaatları ile proje bedellerinin Trakya Üniversitesi tarafından karşılandığını söyledi. Merkezin 16 gebe düveyle faaliyete geçtiğini anlatan Çıtır, böylece NKÜ bünyesinde süt sığırcılığı hizmetini harekete geçirdiklerini bildirdi. Merkezde, sağılır durumda 20 baş inek olduğunu ve günlük 350 litre süt üretimi yapıldığını söyleyen Çıtır, yılık 90 bin litre süt aldıkları merkezdeki sağılır inek sayısını 50 ye çıkarmak istediklerini belirtti. Prof. Dr. Çıtır, tesiste hayvanların yaşadığı ortam ve beslenmelerinin hijyen kuralları çerçevesinde sağlandığını ifade ederek, sağımların bilim adamlarının gözetiminde ve bilgisayarlı pompalarla yapıldığını belirtti. -YENİDEN TOPRAĞA- Merkezde, hayvanların idrar ve dışkılarının kanal vasıtasıyla bir yerde ve seperatör cihazından geçirilerek ayrıştırıldığını ifade eden Çıtır, bu gübrenin vidanjörlerle alınıp organik gübre olarak yeniden tarlalara atıldığını belirtti. Trakya topraklarındaki en büyük eksikliğin "organik madde" olduğunu bildiren Çıtır, şöyle konuştu; ?Bu eksikliği mutlaka gidermemiz gerekiyor. Hayvanları açık araziye salmıyoruz. Çünkü Holştayn denilen bu ırk son derece duyarlı ve hassas. Arazide hayvanın yediği otun kalitesi bizce çok önemli. Balyaladığımız her otun, kaliteli olduğu sürece bir anlamı var. Zehirli ot yüzünden hayvan kaybı bile olabiliyor." -BALYALAR HALİNDE SATILIYOR- Çıtır, fakülte bünyesinde bilim adamları tarafından özel olarak üretilen kalite otlarla fiğ tohumlarının da üreticiye satıldığını bildirdi. Tesisin bulunduğu alanda 25 kilo ağırlında 8 bin balya stoku olduğunu ifade eden Çıtır, bunun 2 bin balyasının isteyen üreticiye satılacağını söyledi. Aynı zamanda silaj için 50 dekarlık mısır ekimi de yaptıklarını ve mısırı silaj haline getirerek bu ihtiyaçlarını da yine kendi kendilerine karşıladıklarını söyleyen Çıtır; ?Ürettiğimiz fiğ tohumumuz 5 bin 400 kilogram. İlaçlanmış olan bu tohumu, Macar fiğ tohumu olarak talep eden üreticilere satacağız." dedi. Çıtır, fakülte bünyesinde yürütülen çalışmalarla, ekolojik dengenin korunduğu sözlerine ekledi.