info@ellidokuz.com
Dolar Alış
:
Dolar Satış
:
Euro Alış
:
Euro Satış
:
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...
Murat Ürtekin, Bıçak Sırtı
murat@ellidokuz.com

Yüzleri de Kızarmıyor

Yüzleri de Kızarmıyor

- Dünyanın en zor mesleklerinden birini yapıyoruz. 
- İnsanların haklarını, hukuklarını korumak için çaba sarfediyor, haber alma haklarını sağlamaya çalışıyoruz. 
- Tehdit ediliyor,hakarete uğruyoruz,hedef gösteriliyoruz.(bunlar her zaman adaletin önünde hesap veriyor, bunun bedelini ödüyorlar
- Güçleri yetmeyince satın almaya çalışıyorlar. 
- YASAMA,YÜRÜTME,YARGI’DAN SONRA 4. GÜÇ OLAN BİZLER, 3. GÜÇ SAYESİNDE BU ADALET YOKSUNLARINA BOYUN EĞMİYORUZ VE ADALETİN KILICININ HER ZAMAN HAKLININ YANINDA OLDUĞUNU BİLİYORUZ.  
- Belediye başkanları, milletvekilleri, kamu idarecileri, dernek başkanları, firma sahipleri, bunları yaptıktan sonra bir de utanmadan, gazeteciler gününde mesleğimizin kutsallığından, öneminden ve gazetecilere verdikleri değerden bahsedip günümüzü kutluyorlar. 
- Bir belediye başkanı çıkıyor, eleştiriye tahammülü olmadığı için gazeteciyi maillerden çıkarıyor, daire başkanı, “beni gazeteciyle ne muhatap ediyorsunuz, savın başınızdan gitsin” diyor. (bunu kulaklarımla duydum) sonunda giden kendisi oluyor. Aynı belediye başkanı, gazetecilerin bazılarını kara listeye alıyor, onlara yasaklar getirmeye çalışıyor, bu belediye başkanı gazetecinin imtiyaz sahibine gidip, kendisiyle ilgili yazılarımızın basılmaması için vaatlerde bulunarak, kendisi hakkında yazdığımız yazıları sansürleterek, aklınca gerçekleri engellemeye çalışıyor.(ben de sansür uygulayan gazeteden ayrılıyorum) Sonra bu belediye başkanı, basının özgür olmasından, basının öneminden utanmadan, sıkılmadan bahsediyor, yüzü de kızarmıyor.  
- Bir milletvekilini arıyoruz, partisinde ırkçılık ve ayrımcılık nedeniyle refize edilenler olduğunu söylüyoruz,”o sizin sorunununuz” diyor. Biz de, “falanca vekil yol arkadaşlarını yarı yolda bıraktı” diye köşe yazısı yazıyoruz. Bu vekil arayıp, “bu iki oldu. Sen E. Vekili, F. Vekili övüyor,beni eleştiriyorsun. Demek ki ihtiyacın varmış” diyerek para karşılığı haber yapmakla itham ediyorsun. İspatlamayan ……….dir diyoruz,sesin çıkmıyor. Bir etkinlikte eşimizi görüp, “Murat beni neden bu kadar eleştiriyor?” dediğinde, eşim söylediklerini hatırlatıyor. “kim söylemişse yalan söylemiş,ben öyle bir şey demedim” diyorsun.Telefonda kendin söyleyip,kendine yalancı diyorsun. 
- Kamu idarecisinin devletin malını usulsüz kiraya vererek,devleti zarara uğrattığını yazıyoruz, kamu kurumunu düzenli olarak karalamaya ve iftiraya yönelik haber diyorlar ama devletin kaymakamı(şu anda içişleri bakanlığında bakan danışmanı) bizim haklı olduğumuzu söylüyor.(adalet gereken cevabı verdi
- Kamu malları kayboluyor, biz yazınca hakaret ve iftira oluyor ama kayıp mallar ortaya çıkmıyor.(adalet gereken cevabı verdi. Sorumlular görevlerinden oldu
SONRA DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN,BASININ ÖNEMİNDEN BAHSEDİYORLAR. İŞLERİ DÜŞÜNCE BASIN TOPLANTISI, İŞLERİNE GELMEYİNCE TU-KAKA OLUYORUZ. BİZ BU MESLEKTE NELER GÖRDÜK. 
- Üstü kapalı para teklif edenler, 
- Rakı masasında yanlışı örtbas etmek isteyenler, 
- Yargıyla,tehditle korkutmaya çalışanlar, (bu insanlar basın özgürlüğü ve tekzip kanununu bilmeyen okumuş cahiller
- Ankara’dan, bir siyasetçinin bir idareciyle seçim için yola çıktığı kişiye “arap şahsı” dediğim için “ARAP” kelimesini kullandığım için kişi hakkında aşağılayıcı, küçük düşürücü kelime diye yargı yoluna gideceğini söyleyerek bir yerel gazeteciyi korkutmaya çalışan, avukatın,kendisinin arapları aşağılayıcı, küçük düşürücü diye niteleyerek suç işlediğini söylediğimde, 360 derece yan çizmesi,(nasıl olsa yerel gazeteci,korkuturum zihniyetiyle nasıl çuvalladığının hikayesi)  
- “Sen nasıl gazetecisin,yazsana bunu,korkuyor musun?” diyenlerin, “o zaman konuş kameraya, belgesiz, kanıtsız haber yapmam” dediğimde nasıl kıvırdığını,  
- Bir derneğin usulsüzlüğünü dönemin bakanına söylerken,dönemin valisinin, “Sayın Bakanım siz merak etmeyin, ben Murat Beye gereken desteği sağlayacağım” deyip ertesi gün derneğin temsilcisinin sahte imzaları sümen altı eden kamu idarecisi hakkında soruşturma açmak yerine, “Murat Bey işimizi gücümüzü bırakıp sizin sorunlarınızla mı uğraşacağız” diyerek bakana söylediklerinin aksini yaptığını,bu idarecinin 20 yıldır tayin yaşamadan aynı mevkide kaldığını,  

GAZETECİYE HER TÜRLÜ ZORLUK VE ENGELLEMEYİ YAPANLARIN,YILDA İKİ DEFA GAZETECİLERİN ONURLANDIRILDIĞI GÜNDE ÖVGÜLER DİZMESİ BENİ ÜZÜYOR.
BUNLARI SÖYLERKEN UTANMIYORLAR, YÜZLERİ KIZARMIYOR. FAKAT BİZ HARAM YEMEDEN,KUL HAKKINI GÖZETEREK DOĞRU,TARAFSIZ,İLKELİ VE HAKLI DAVAMIZDA YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ.  
GECE-GÜNDÜZ, KAR-YAĞMUR-ÇAMUR DEMEDEN SAHADA KOŞTURAN,TÜM MESLEKTAŞLARIMIN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜNÜ KUTLARIM. 
ADALETİN KALEMİ OLMAKTAN ASLA VAZ GEÇMEYECEĞİZ…..