Dolar Alış
:
5.7794
Dolar Satış
:
5.7898
Euro Alış
:
6.6943
Euro Satış
:
6.7064
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...

ABD, Fransa ve İngiltere Suriye`yi Vurdu

ABD, İngiltere ve Fransa`nın Doğu Guta`da sivillere yönelik kimyasal silah kullanan Esad rejimi güçlerini hedef aldığı saldırıda Suriye`nin başkent Şam ile Hama, Humus, Dera ve Süveyda kentlerindeki askeri noktalar bombalandı. ABD Başkanı Donald Trump, Suriye`deki kimyasal saldırıya ilişkin `saldırı emri` verdiğini söyleyerek, ABD ile Fransa ve İngiltere`nin, Suriye rejimi hedeflerini vurmaya başladığını duyurdu.

Uluslararası ajanslardan gelen son dakika haberlerine göre; saldırıda başkent Şam'daki askeri noktalar hedef alındı. Mezze havaalanı, 41.Tugay ve araştırma merkezi vurulanlar arasında... ABD’nin saldırılarda Tomahawk füzelerini kullandığı ileri sürülürken Suriye devlet televizyonu da hava saldırılarına uçaksavarlarla karşılık verildiğini bildirdi. Şam’daki yerel kaynaklar başkentteki bilimsel araştırma tesisinin bombalandığını ileri sürdü.Suriye’den yapılan açıklamada Kisva Bölgesi’nde 13 füzenin imha edildiği belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'deki kimyasal saldırıya ilişkin "saldırı emri" verdiğini söyledi.

Trump'ın saldırı emri sonrası Şam'dan patlama sesleri duyulduğu ifade edildi.

ABD, saldırılarda savaş uçakları ve Tomahawk füzelerini kullandı.

Suriye devlet televiyonu hava saldırılarına uçaksavarlarla karşılık verildiğini bildirdi.

ABD Savunma Bakanlığı, "Suriye'deki operasyonumuzu bozmaya çalışan askeri platformları veya ekipmanları hedefleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

ABD bombardımanı Barza bölgesinde bilimsel araştırma merkezi, Qaysun dağlarında Cumhuriyet Muhafızları genel merkezi, Mezzeh Askeri Havaalanı, Damir Askeri Havaalanı, Alkaswa bölgesi ve başkent Şam'da bazı merkezleri kapsadı.

Barza'daki bilimsel araştırma merkezinden dumanlar yükseliyor. ABD savaş gemilerinden atılan Tomahawk füzeleri ile hedeflenmesi sonucunda 4. Tugay milis kuvvetlerinin merkezi de vuruldu

TRUMP'IN AÇIKLAMASI

Trump, Duma’da kimyasal silahların kullanılmasının önemli bir askeri gerginlik yarattığını söyledi ve Fransa ile İngiltere’nin de bu operasyonda ABD’ye katıldığını kaydetti.

ABD Başkanı, bu saldırının Rusya’nın Suriye’yi kimyasal silah kullanımı konusunda engelleyememesinin doğrudan bir sonucu olduğunu savundu. Rusya’ya da çağrı yapan Trump, Moskova’nın "karanlık yolu mu seçeceğine yoksa medeni uluslar arasına mı katılacağına karar vermesi" gerektiğini bildirdi.

Trump, operasyonların Suriye rejimi kimyasal silahlar kullanmaya son verene kadar devam edeceğini vurguladı.

Başkan Trump, "Bugünkü eylemlerimizin amacı, kimyasal silahların üretimi, yayılması ve kullanımına karşı güçlü bir caydırıcılık oluşturmak. Bu caydırıcılığı tesis etmek, ABD'nin çok önemli bir ulusal güvenlik çıkarı. Bu mezalimlere Amerikan, İngiliz ve Fransız ortak yanıtı, askeri, ekonomik ve diplomatik olmak üzere, ulusal gücümüzün tüm araçlarını birleştirecek. Suriye rejimi yasaklı kimyasal maddeleri kullanmaya son verene kadar bu yanıtı sürdürmeye hazırız" diye konuştu.

MACRON: SALDIRI KİMYASAL TESİSLERE YAPILDI

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suriye'de ABD ve İngiltere ile ortak gerçekleştirdikleri operasyonun, rejimin kimyasal tesislerine yönelik olduğunu belirtti.

Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Macron, geçen hafta Suriye'nin Duma kasabasına düzenlenen kimyasal saldırı ile "kırmızı çizginin aşıldığını" vurguladı.

Kimyasal saldırının arkasında Suriye rejiminin olduğunu kaydeden Macron, ABD ve İngiltere ile gerçekleştirdikleri saldırının Suriye rejiminin kimyasal silah üretim tesisleri ile sınırlandırıldığını ifade etti.

Macron, saldırıda ne tür mühimmat veya silah kullanıldığı ile hangi tesislerin hedeflendiğine ilişkin detay vermedi.

SURİYE'DE VURULAN HEDEFLER

Saldırıda ilk etapta başkent Şam'daki Cumhuriyet Muhafızları, Dumeyr Havaalanı, Şam Uluslararası Havalimanı çevresi, Cemeyre Bilimsel Araştırmalar Merkezi, Kasyun Dağı'ndaki hava savunma sistemleri, Kisve ve Kalamun bölgelerindeki askeri noktalar vuruldu.

ABD, İngiliz ve Fransız güçleri ayrıca rejimin kontrolünde bulunan Hama ilinde havaalanı, Humus ilinin Kuseyr bölgesinde Hizbullah güçleri, Dera'da 89. Tugay olarak bilinen İran güçleri ve bazı askeri noktalar, Suveyda ilinde Halhala Havaalanı ve Dera ilinin İzra bölgesindeki hedeflere saldırı gerçekleştirdi. 

Bu arada, Beşşar Esed rejimi medyası hava savunma birliklerinin saldırılara karşılık vererek bazı füzeleri havada imha ettiğini öne sürdü.

NATO'DAN DESTEK

NATO, ABD ile İngiltere ve Fransa'nın, Suriye rejiminin kimyasal silah kapasitesiyle ilgili hedeflerini vurmaya başlamasını desteklediğini bildirdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yaptığı yazılı açıklamada, ABD ile İngiltere ve Fransa'nın Beşşar Esed'in kimyasal silah kapasitesiyle ilgili yerlere yönelik saldırısını desteklediğini belirterek, "Bu saldırı rejimin Suriye halkına tekrar kimyasal saldırı düzenleme gücünü zayıflatacaktır." ifadesini kullandı.

Müttefiklerin daha önce de rejimin Suriye'de kimyasal silah kullanmasını kınadığını hatırlatan Stoltenberg, bu tür saldırıların uluslararası kuralların ve anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu kaydetti.

Stoltenberg, açıklamada şu ifadelere yer verdi: 
"Kimyasal silahların kullanılması kabul edilemez ve sorumlular hesap vermelidir. NATO, kimyasal silahların kullanımını uluslararası barışa bir tehdit olarak görmektedir ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne (CWC) bağlı kalınması önem arz etmektedir."

BM'DEN İTİDAL ÇAĞRISI

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD İngiltere ve Fransa'nın, Suriye'de rejimin kimyasal silah tesislerine yönelik hava saldırısı düzenlemesi üzerine uluslararası hukuka uygun hareket edilmesi, itidal gösterilmesi ve gerginliği artıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısında bulundu.

Guterres, yaptığı yazılı açıklamada, ABD İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yönelik hava saldırılarını yakından takip ettiğini ve “uluslararası barış ve güvenlik söz konusu olduğunda BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuk ile tutarlı bir şekilde hareket etme zorunluluğu olduğunu” belirtti.

BM Sözleşmesinin bu konuda çok net olduğuna dikkati çeken Guterres, “BM Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında en önemli sorumluluğa sahip. Güvenlik Konseyi üyelerini birlik olup bu sorumluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Tüm üye devletlere böyle tehlikeli bir durumda itidal göstermesi, gerginliği tırmandıracak ve Suriye halkının ıstırabını daha da kötüleştirecek herhangi bir eylemden kaçınma çağrısı yapıyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Guterres, öte yandan Suudi Arabistan'a yapacağı ziyareti de erteledi.