Dolar Alış
:
5.8927
Dolar Satış
:
5.9033
Euro Alış
:
6.5652
Euro Satış
:
6.5771
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...

AB - Türkiye 2018 Raporunda Öne Çıkan Başlıklar

Siber Güvenlik;

- Mayıs 2019 tarihinde gerçekleştirilecek olan AB seçimleri öncesinde üye ülkeler siber güvenlik alanındaki hazırlıklarını ölçümlemek amacıyla hazırlanan uygulamaya katılıyor. Avrupa Parlamentosu, AB üye ülkeleri, AB Komisyonu ve AB Siber Güvenlik Ajansı’nın (ENISA) katıldığı uygulama, AB seçimlerini etkileme potansiyeli olan siber güvenlik olaylarına AB'nin yanıt verme kapasitesini ve olası bir kriz halinde eyleme konulacak planları test etmeyi amaçlamakta. Avrupa seçimlerinin özgür ve adil bir ortamda yapılmasını güvence altına alma hedefiyle şu alanlarda çalışmalar gerçekleştirilmesi hedeflenmekte:

• Siyasi partiler, seçim kampanyası organizasyonları ve ilgili bilgi ve iletişim gereçleri tedarikçileri gibi paydaşların siber saldırılara yönelik farkındalık seviyelerinin tespit ve değerlendirilmesi.

• Bilgisayar Güvenliği Olay Müdahale Ekipleri, Veri Koruma Makamı gibi dezenformasyon sorunları ile ilgili çalışan makamlar ile üye ülkelerdeki ulusal düzeydeki seçim makamları ve siber güvenlik makamları arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi.

• AB ülkelerinin Avrupa seçimlerine ilişkin siber güvenlik ile ilgili riskleri yeterince değerlendirme ve halkla iletişimlerini koordine etme kapasitelerini tekrar gözden geçirmesinin sağlanması.

• Mevcut kriz yönetimi plan ve süreçleri ile siber saldırılar ile hibrit saldırıların önlenmesi, tespiti ve bu saldırılara yanıt verilmesi kapasitesinin test edilmesi.

• Sınır ötesi siber güvenlik olayları ile karşı karşıya kalınması olasılığına karşı, eşgüdüm içerisinde cevap verme kapasitesini geliştirmek için, AB içerisinde sınır ötesi işbirliğinin geliştirilmesi ve AB düzeyindeki ilgili işbirliği grupları ile bağlantıların güçlendirilmesi Rekabet - AB Komisyonu, BMW, Daimler ve VW'ye (Volkswagen, Audi, Porsche) yönelik olarak sürdürdüğü anti-tröst incelemesinin ilk bulgularını paylaştı. Komisyon, benzin ve dizel emisyonlarının azaltılması amaçlı teknolojinin geliştirilmesi konusundaki rekabeti kısıtlamak için bu üç şirketin 2006'dan 2014'e kadar işbirliği yaparak, AB antitröst kurallarını ihlal ettiklerini belirtti.

Açıklamada yer alan bilgilere göre AB Komisyonu’nun şu teknolojilere yönelik olarak rekabetin kısıtlandığına ilişkin şüpheleri bulunmakta:

• AdBlue olarak da bilinen, üre enjeksiyonu yoluyla dizel otomobillerin zararlı azot oksit (NOx) salımını azaltmak için seçici katalitik redüksiyon sistemleri. Henüz kesinlik kazanmamış olan ön açıklamalara göre AB Komisyonu BMW, Daimler ve VW’nin AdBlue dozlama stratejilerini eşgüdüm içinde yönettikleri görüşünde.

• Benzinli binek araçlarının doğrudan enjeksiyonlu egzoz gazlarından kaynaklanan zararlı partikül emisyonlarını azaltmak için kullanılan 'Otto partikül filtreleri’. AB Komisyonu açıkladığı ilk bulgulara göre, BMW, Daimler ve VW, bu filtrenin yeni üretilen doğrudan enjeksiyonlu benzinli binek araç modellerine dahil edilmesini 2009 - 2014 yılları arasında önlemek veya geciktirmek amacıyla stratejilerini birbirlerine uyarladıklarını ileri sürüyor. Komisyonun ön görüşü, otomobil üreticilerinin bu iki emisyon sistemine ilişkin yenilikçilik alanında rekabeti sınırlamayı amaçladıkları ve bu eylemleri dolayısıyla tüketicilere çevreyi daha az kirletecek araçlar satın alma fırsatını sunmayı reddettikleri yönünde.

- AB Komisyonu, LM Wind'in satın alınması işlemine ilişkin AB Birleşme Yönetmeliği kapsamındaki soruşturmasında, yanlış bilgi sağladığı için General Electric'e 52 milyon Euro para cezası verdiğini açıkladı. Tüketici Güvenliği - AB Komisyonu tüketiciler için tehlike oluşturan ve AB sınırlarında yakalanan ürünleri konu alan 2018 yılı raporunu yayımladı.

Raporda, yetkililerin tehlikeli ürünler hakkında 2.257 kez uyarı bildirimi yaptıkları, oyuncaklar (%31) ve motorlu taşıtların (%19) uyarı bildiriminde ilk iki sırada yer aldığı görülüyor. Bu iki kategoriden sonra, en çok bildirim yapılan ürün kategorisinde giyim, tekstil ve moda ürünleri (%10) yer almakta. Bildirimlerde belirtilen riskler arasında kimyasal riskler ve yaralanmaya sebep olma riskleri (her ikisi de %25 oranında) ilk iki sırada yer alırken, çocuklar için boğulmaya yol açma riski (%18) üçüncü sırada en fazla bildirimi yapılan potansiyel tehlikedir. AB Komisyonu raporu, tüketiciler açısından tehlike içerdiği bildirimi yapılan ürünlerin yarısından fazlasının Çin’den AB ülkelerine geldiğini ortaya koyuyor. Ürün güvenliği konusunda Çin resmi makamlarıyla AB arasında işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği ve AB Komisyonu’nun bu yöndeki çalışmalarını sürdürmeye kararlı olduğu raporda vurgulanmakta

Kaynak : Murat Ürtekin