Dolar Alış
:
5.3052
Dolar Satış
:
5.3147
Euro Alış
:
5.9958
Euro Satış
:
6.0066
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...
Murat Ürtekin, Bıçak Sırtı
murat@ellidokuz.com

Türkiye - AB Katılım Sürecinde Son Durum - 3

AB Türkiye raporu insan hakları ifade özgürlüğü ve daha birçok konuda radikal öneriler sunuyor.Bunlar;
• Veri koruma yasasının eksikliği AB kurumları ve üye ülkelerle bu alanda daha fazla işbirliği yapılmasına engel oluşturmaktadır.
• Anayasa insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasını öngörmektedir. Bu yönde geçtiğimiz yıllarda uygulamada önemli oranda iyileşme kaydedilmiştir. Ancak eksiklikler geçerliliğini korumaktadır.
• Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında öngörülen haklar uygulamada tam olarak güvence altına alınmamaktadır.
• Ayrımcılıkla mücadele alanında Avrupa standartlarıyla uyumlu ve kapsamlı bir yasal çerçevenin acil olarak oluşturulması gerekmektedir.
• Kadın çocuk ve lezbiyen gay biseksüel transgender ve interseks (LGBTI) bireylerin hakları etkin olarak güvence altına alınmalıdır. Roman topluluklar gibi savunmasız gruplara yönelik sosyal içermeye gereken ilgi gösterilmelidir.
• İfade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü alanında önemli oranda gerileme yaşanmıştır.
• İç güvenlik paketi kolluk kuvvetlerine yeterli düzeyde denetime tabi olmadan geniş güçler vermekte ve bu sebeple Mart 2014 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine Yönelik Eylem Planı ile çelişmektedir.
• İfade özgürlüğü alanında bir süre sağlanan ilerlemelerden sonra son iki yılda önemli gerileme yaşanmıştır. Ancak bazı hazırlıklar gerçekleştirilmiştir.
• Bazı hassas ve tartışmalı konuları özgür bir ortamda tartışmak mümkün olmakla birlikte gazeteciler yazarlar ve sosyal medya kullanıcılarına karşı yürütülen davalar ciddi endişelere yol açmaktadır.
• Avrupa standartlarından önemli oranda sapmalara neden olan İnternete ilişkin yasal düzenleme
Hükümet’in mahkeme kararı olmadan ve haksız derecede geniş kapsamlı gerekçelerle online içeriğe erişim yasağı uygulamasına yönelik yetkilerini artırmıştır.
• Türkiye Kıbrıs’ta Mayıs ayında başlayan görüşmeleri ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi’nin çalışmalarını desteklemektedir.
• Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüm sağlanması için Türkiye’nin sürece somut desteği elzemdir.
• Türkiye 21 Eylül 2005 tarihli bildirge ve Aralık 2006 ve Aralık 2010 Konsey kararları uyarınca (sekiz başlığın müzakerelere açılmaması kararlar dâhilindedir) Ek Protokol’den doğan yükümlülüklerini yerine getirme konusunda hiçbir ilerleme kaydetmemiş ve doğrudan ulaşım hatlarındaki kısıtlamalar dâhil olmak üzere malların serbest dolaşımı önündeki engelleri kaldırmamıştır.
• Türkiye G.Kıbrıs ile ikili ilişkilerini normalleştirme yönünde bir ilerleme kaydetmemiştir.
• Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Anlaşması ile uyum içerisinde kayıtsız şartsız iyi komşuluk ilişkileri ve gerektiğinde Uluslararası Adalet Divanı’na başvurulması da dâhil sorunların barışçıl çözümüne bağlılık göstermesi gerekmektedir. AB bu kapsamda AB üye ülkelerine yönelik olumsuz sonuçlar doğurabilecek her türlü tehdit ve eylemden kaçınılmasını teşvik etmektedir.
• Türk ekonomisi gelişmiştir ve işleyen bir piyasa ekonomisi durumundadır.
• 2014 yılında büyüme orta derecede gerçekleşmiştir.
• İç ve dış ekonomik dengesizlikler etkisini hissettirmeye devam etmiştir.
• Ekonomik dengesizliklerin azaltılması için parasal ve mali politikalar alanında düzenleme yapılmalı kapsamlı yapısal reform süreci hızlandırılmalıdır.
• Yüksek cari açık Türk ekonomisini dış etkilere karşı zayıf kılmaya devam etmiştir.
 
• Enflasyon göreceli olarak yüksek seyretmeye devam etmiştir. Enflasyon resmi hedefleri aşmasına rağmen Merkez Bankası faiz oranlarını düşürmüştür.
• Kamu borçları sürdürülebilir bir çizgide devam etmiştir. Ancak kamu bütçesi önemli oranda negatif izlemeye devam etmektedir.
• İşsizlik oranları yıllık %9 9’luk ortalama ile hafif bir yükseliş göstermiştir.
• Yapısal reformlar sonucu okullaşma oranının artması ve enerji sektörünün serbestleştirilmesi gibi bazı ilerlemeler kaydedilmiştir.
• Mallar hizmetler ve işgücü piyasalarının etkin işleyişi için bu tür yapısal reformlar devam ettirilmelidir.
 
• Türkiye’nin AB Pazarından aktörler ve rekabet baskısıyla başa çıkabilme kapasitesi yönünde hazırlıkları iyi düzeydedir.
• Eğitimin kalitesi ve eğitime erişimde cinsiyet eşitliği konularına özel olarak odaklanılmalıdır.
• Devlet yardımlarında saydamlık sağlanması ve kamu alımlarında kısıtlama ve imtiyazların kaldırılması için çaba gösterilmelidir.
• AB üyeliğinin gerekliliklerini yerine getirme yeterliliğine ilişkin olarak yavaş olmasına rağmen Türkiye AB müktesebatıyla uyum çalışmalarını sürdürmüş ve pek çok alanda iyi düzeyde ilerleme sağlamıştır.
• Şirketler hukuku mali hizmetler Trans-Avrupa Ağları bilim ve araştırma alanlarında müktesebat uyumu ileri düzeydedir.
• Ek olarak malların serbest dolaşımı fikri mülkiyet hukuku işletme ve sanayi politikası gümrük birliği ve dış ilişkiler alanlarında iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir.
• Türkiye göç ve sığınma alanında olağanüstü zorlukları ele alma yönünde ileri düzeyde seferber olmuştur.
• Mali kontrol alanında iyi bir ilerleme sağlanmıştır. Ancak kamu iç mali denetiminin tüm seviyelerde uygulanması için daha fazla çaba harcanmalıdır.
• Kamu alımları alanında hazırlıklar orta düzeydedir ve müktesebat uyumunda önemli eksiklikler vardır.
• İstatistikler alanında da hazırlıklar orta düzeydedir.
• Tüm alanlarda mevcut yasal düzenlemelerin uygulanmasına özellikle önem verilmelidir.
• Birçok alanda AB müktesebatıyla tam uyum için önemli ilerleme sağlanması gerekmektedir.
• Suriye ve Irak’ta yaşanan gelişmeler sonucunda Türkiye’de sığınmacıların ve yerlerinden edilmiş kişilerin sayısı artmaya devam etmiştir.
• Türkiye şu an en yüksek sayıda sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkedir.
• Türkiye’de bulunan sığınmacıların 2 milyonu Suriyelidir. Sığınmacı ve yerlerinden edilmiş kişiler akını
Türkiye için önemli bir yük yaratmaktadır. Sığınmacıların ihtiyaçlarına yönelik şimdiye kadar 6 7 milyar € harcanmıştır.