Dolar Alış
:
5.7794
Dolar Satış
:
5.7898
Euro Alış
:
6.6943
Euro Satış
:
6.7064
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...

Gönülden Esintiler - 8

( 15.12.1985 )
 
Hz. Mevlana'da
 
Cezbe cezbei Muhammed nur nuru Ahmed sır sırrı Mahmud  
Nerde kaldı Celâleddin.
 
İlim ilmi ilâhi hilm hilmi ilâhi hâl hâli ilâhi 
Nerde kaldı Celâleddin.
 
Cel dedi Cemali ilahi lal dedi aşkı ilahi din dedi dini ilahi
Nerde kaldı Celâleddin.
 
Hep Resulün zuhurudur türlü yönden huzurudur bakanların göz nurudur. 
Ahh!! Ya Muhammed. 
Ahh!! Ya Muhammed.
 
-----------------------------
 
( 15.9.1982 )
 
Hz. Mevlana'da
 
Beni ben sanırdım seni sen  
Halbuki ne ben var ne de sen  
Çünkü bir varlığız hep birden  
Bazen ben ben olur bazen sen.
 
Dinlerim içimi uyarak  
Açık suretim yaprak yaprak  
Herşeyde sesini duyarak  
Gerekmez açığı kapatmak.
 
Rabbim lütfedip dedi Yasin  
Hadi artık uyan nerdesin  
Bu alemde nadide bir incisin  
Sultan seninle sen kimlesin.
 
Anahtardır besmele vazifedir herkese  
İstersen çık âlâya istersen in esfele  
Çiçekte  kokar fakat meftun olursun  güle. 
Çok çalış durma sakın böyle hâl girmez ele.
 
-----------------------------  
 
(20.8.1986)
 
Hz. Mevlana'da
Aşıkı canan olan kande bulur kendini  
Aşıkı Mevlâ olan kande bulur kendini  
Kendini bul mah ol sonra ol Şemsi taban  
Daim aşk oduna yan aşkla olur işler tamam  
Ben aşıkım dersen sakın aldanma heman  
Aşk benim adımdır benimle olur tamam.
-----------------------------
 
Aşkını ver aşkımı al söyle duysun cümle cihan  
Serden geçmedikçe serapa bulunmaz aşk.
-----------------------------  
 
Aşk ilaçtır her derde kendinden başka dermanı yok
Aşkla aşkı iyi tanı vardır onun iki yanı  
Biri kendinle seversin biri dahi kendinsiz.
----------------------------- 
 
Çün anladım bunları tam yok olur alemde ham
Seversin cümleyi alırsın kâm alem böylece döner vesselam.
-----------------------------   
 
Sen aşk nedir bilir misin  
Kalmaz üçün ikisin  
Yasindeki sırrı sinin  
Kendinde bul kendinde.
 
-----------------------------  
 
( 27.10.1981 )
 
 
NEDİR BU?
 
 
Duyar gönül derun içre  — muammayı cihandır bu
Uyan kardeş hemen sende  — gaflethane  değildir  bu
Adem'i kendinde ara  — kendine merhamettir bu
Her gördüğün Adem değil  — suret'e aldanmaktır bu
Ademin gönlüdür aslı  — muammayı beşer'dir bu
Sen Adem olmağa çalış  — bildiğin Adem değildir bu
Hakka seyran eyle yürü  — çün kendine  seferdir bu
Günler geçer üçer beşer  — durmak  yeri  değildir bu
Terk'i suret sanma kolay  — muammayı   İLLÂ'dır   bu
Yıkıpta saray'ı vehmin  — lâ'dan dahi geçmektir bu
Bütün gördüklerin yok bil  — hakikat'i illâ'dır bu
Alem var  sen dahi varsan  — dediğin lâ değildir bu.
İnsan'ı sanma ki beşer  — muammay'ı  zuhur'dur bu
Suret'i  küçük'tür  amma  — bil!  alem'i ekberdir bu
Kendin  kendine kur saray  — miras  almak değildir bu
Eğer gönlün  titremesse  — pişmek olmak değildir bu
Mustafam cihan ışığı  — muammayı  Rasul'dur bu
Bütün   aleme   rahmettir  — sandığın Rasul değil'dir bu
Kur'anda övdü hep Mevlâm    — Rasul'u  kibriyadır bu
Sende   git  yolundan hemen   — ziyan etmek değildir bu
Can ve canan nedir diyen  — muammayı  Cemal'dir bu
Her  surette  gördüğün can  — sıret'i canan değildir bu
Cemâl Cemâl'e aynadır  — Canan ile olmaktır bu
Bahrı zat'ına dalmadan  — Canan olmak değildir bu
Zaman  içre zaman  vardır  — muammayı  zamandır bu
Zaman denilen bir an dır  — gelir  geçer  değildir  bu
Zaman bakidir sende hep  — (Vel asri) de yemin'dir bu
Aslına vardınsa  eğer  — geçmek göçmek değildir bu
Marifet ben diyebilmek  — muammayı bendir bu
Eğer benlik ile dersen  — dediğin  (ben)  değildir bu
Bu zamir'i ancak (o)  der  — suret'ten gelen değildir  bu
Sen de (o) olursan eğer  — söyleyen (sen) değildir bu.
 
-----------------------------   
 
( 15.2.1969 )
 
NEFSİN ÖLÜMÜ
 
 
Kefenime bürünürüm  
Meyyidliğe özenirim  
Musallada sürünürüm
Ruhum der er kişi niyyetine
 
Namazım kılınır  
Toprağım örtülür  
Fatiham çekilir
Ruhum der yinemi dirildin
 
Her kes bir kerre ölür  
Ben bin kerre ölürüm  
Ölür ölür dirilirim
Ruhum der nedir bu halin.
 
Nefsim sonun geldi  
Rabbimden nida geldi  
Gönlüm huzura erdi
Ruhum der hayyaalessalâh.
 
-----------------------------   
 
( 20.8.1988 )
 
NE KALACAK
 
Geyindim toprağı binbir naz ile  
Çalıp oynadım türlü saz ile  
Neler geldi söyliyecek dile  
Geriye benden nedir kalacak.
 
Bir çuval et ve kemiktir tulum  
Kim bilir nasıldır benim yolum  
Zorlama belki kırılır dalım  
Geriye benden nedir kalacak.
 
Kafeste öten bülbül kimindir  
Gaflette olan nasıl emindir  
Yaptıkların ancak senindir  
Geriye benden nedir kalacak.
 
Sıvadılar üstünü deri ile. 
Zamıetiler beni bu suret ile  
Baktılar hep vücud iklimine  
Geriye benden nedir kalacak.
 
Sallanır üstümde el ayak baş kol  
Dünyaya gelmeye maddedir  yol  
Aklın var ise sende biraz ol  
Geriye benden nedir kalacak.
 
Yaşlanır tutmaz olur ayağım  
Bos geçen günlere mi yanayım? 
Bırakmaz biraz daha kalayım  
Geriye  benden nedir  kalacak.
 
Küp kırılır serilir yere  
Belki kanım olur dere  
Allah bizi idrakine erdire  
Geriye nedir benden kalacak.
 
Yaşamıştı denilir birkaç gün  
Unutulur kalmaz isim ve ün  
Kıymet bilemediysen çok döğün  
Geriye benden nedir kalacak.
 
Dikilir iki taş belki kabrime  
Nerden varılır bilmem menzilime  
Çekilir toprak yorgan üstüme  
Geriye nedir benden kalacak.
 
Girerim çukura çok karanlık  
Dünyadan almamışsam aydınlık  
Nasıl geçer mahşere dek ayrılık  
Geriye benden nedir kalacak.
 
Nesiller  hep  geçer sürat  ile  
Kim kimin peşindedir bilmez bile  
Ulaştığımda o sessiz ile
Geriye nedir benden kalacak.
 
Hak ile geçirmişsem anımı  
Uyandırmışsam biraz yaranımı  
Memnun etmişsem ecdadımı  
Geriye benden budur kalacak.
 
-----------------------------  
 
( 20.2.1978 )
 
 
NELER OLMAZ
 
Hakkı ister isen eğer  
Dostlannada ver değer  
Gönülden aldınsa haber  
Ah neler olmaz neler olmaz.
 
Nefis dağı delinince  
Ferhât Şirin buluşunca  
Gönül yarla oluşunca  
Ah neler olmaz neler olmaz.
 
Aşık maşuku bulunca  
Çan'da gönüle varınca  
Bütün sırlar açılınca  
Ah neler olmaz neler olmaz.
 
Duyup ehlinden haberi  
Anlayıp  sırlı kaderi  
Baştan atınca kederi  
Ah neler olmaz neler olmaz.
 
Seher vakti erişince  
Gönül  göğü  açılınca  
Hemen nurlar saçılınca  
Ah neler olmaz neler olmaz.
 
Aşk şarabın içer isen  
Sende gayret eder isen  
Gafillere uymaz isen  
Ah neler olmaz neler olmaz.
 
----------------------------- 
 
( 25.4.1983 )
 
 
(NEDiR)?
 
Varlık nedir.               ? Yokluk.
Yokluk  nedir.             ? Varlık.
Her ikisi nedir.           ? Ulûhiyet.
Kul   nedir.                   ? Rab.
Rab nedir.                   ? İnsan.
Her ikisi nedir.           ? O.
O nedir.                     ? Kendini seyretmek.
Biz nedir.                     ? Lâtifeli yakınlık.
Siz nedir.                     ? Lâtifeli uzaklık.
Ben nedir.                   ? Ya ben nedir?
Basar nedir.                 ? Zahir görmek.
Basıret nedir.               ? Batın görmek.
Her ikisi nedir.           ? Tek görüş.
Hac nedir.                   ? Seyri İlâllah.
Mi'rac nedir.               ? Seyri Fillâh.
Her ikisi nedir.           ? Zati seyran.
Hayat nedir.                 ? Yaşamak.
Yaşamak nedir.             ? Duymak.
Duymak nedir.             ? İkilik.
İkilik nedir.                 ? Çokluk.
Çokluk nedir.               ? Öyle bir şey yokki.
Can nedir.                   ? Canan.
Canan nedir.                 ? Cihan.
Cihan nedir.                 ? İlâhi cemâl.
İlâhi cemâl nedir.       ? Zati kemâl.
Zati kemâl nedir.         ? Nüzul ve Uruc.
Onlar nedir.                 ? Zati keyif.
Zati keyif nedir.           ? Sende üzüntü bende sevinç.
Bende üzüntü sende sevinç.
Ben sen nedir.             ? İçim ben dışım sen.
İç dış varmı.               ? İtibaridir.
İtibari nedir.               ? Vehmetmek.
Vehim nedir.               ? Değişik zuhur.
Zuhur nedir.                 ? Kendini sevmek.
Kendini sevmek nedir ? Başkası olmadığı içindir.
Adem nedir.                 ? İlk neş'e.
İlk neş'e nedir. ?   (Venefahtü) (Adem'e üflenen Ruh)
Ve nefahtü nedir. ?   (Küntü kenzen) (Gizli hazine idim)
Küntü kenzen nedir. ?   (A'manın görüşü) (zuhura çıkma)
O nasıl iş. ?   Ehli bilir.
Ehil nedir. ?   Yakiyn'lik.
Yakiyn'lik nedir. ? İdrake gelme.
Gitme varmı  ki
Gelme olsun. ? Onu sen anla.
Yerin neresi. ? Her yer.
Her yer varmı. ?   Yok.
Öyle ise. ?   Ya böyleyse.
Lâtife yapma. ?   Onuda severim.
Peki neyi sevmessin ?   Bazen sevmemeyi.
Haydi yürü artık. ? Nereye.
Dilediğin veya
Dilemediğin yere. ?   O nasıl iş.
Hangi iş. ?   O sadece bir EMİR dir!..
 
-----------------------------    
 
( 25.1.1978 )
 
 
NUSRET TURAYA
 
İstemişti son durağın yayalarda  
Yapıldı kabri işte kayalarda  
Menzil bitti makam tuttu yayalarda  
Amma ki Ruh'u Cenneti âlâda.
Gelmez cihane böyle güzel
Çün bilindi o maşuku ezel
İçirdi uşşaka şarabı ezel
Ahh ne güzeldi ne güzeldi ne güzel.
 
-----------------------------  
 
( 12.12.1987 )
KONYA
 
 
NE ÇEKERSİN BU ÇİLEYİ
 
 
Etme artık bahane  
Ermiş isen Ademe  
Dünyan olmuş gamhane
Ne çekersin bu çileyi. 
 
Atma geriye sende  
Gayriye bakıb hemde  
Olmuşsun dünyaya yemde
Ne çekersin bu çileyi. 
 
Sana kalacak şey yok  
Bağrına saplanmış bir ok  
Sırtında yükün pek çok
Ne çekersin bu çileyi. 
 
Cümleler gitti ermeden  
Hakka gönül vermeden  
Varlığını hiç bilmeden
Ne çekersin bu çileyi. 
 
Varın yoğun nefsine  
Göz yumarsın hapsine  
Zar atarsın hepsine
Ne çekersin bu çileyi. 
 
Varlığın oldu yağma  
Geçen günlere ağla  
Nefsini hemen bağla
Ne çekersin bu çileyi. 
 
Kalmadı kimseye benlik  
Senin midir sandığın senlik  
Yoksa gönlünde demlik
Ne çekersin bu çileyi. 
 
Erleri bulmadınsa  
Varlığına ermedinse  
Özlerini görmedinse
Ne çekersin bu çileyi. 
 
                                               Yok ise hakka meylin  
ALLAH demesse dilin
Tekbir getirmesse elin
Ne çekersin bu çileyi.
 
Rabbını bilmeyince  
Senliğine ermeyince  
Maşukunu görmeyince
Ne çekersin bu çileyi.
 
Boşa geçen bunca yıllar  
Kırılır tuttuğun dallar  
Sürdükçe gafletti haller
Ne çekersin bu çileyi.
 
Bağrını yaramassan  
Deryayı aşka dalamassan  
Sevdiğini bulamassan
Ne çekersin bu çileyi.
 
 
-----------------------------  
 
( 17. 7.1987 )
 
 
OLMAZ
 
Şu dünyaya ölü gözünden bakma  
Arifleri ara sakın geç kalma  
Kurtulamassın pek derinine dalma  
            Dünyaya bağlananın bakası olmaz.
 
Her gördüğüne itibar et sen  
Bakma hoş ol değişikte görsen  
Eğer bunlardaki esrara ersen  
                                   Sende cehlin yarası olmaz.
 
Kâh efendi gözükür kâh geda  
Bağzan çıkarır bağzan çıkarmaz seda  
Öyle işlerle eylerki eda  
            Ariflerin namu nişanı olmaz.
 
Ateştir yakar sineni seni
Teslim et varlığın ol hemen yeni
Unut böylece geçmişi dünü
                                    Arifler ateşinin dumanı olmaz.
 
Buldun ise eğer sende bir Arif  
Halkı cihan onu eyleyemez tarif  
O seldir akar gönlüne hafif  
           Arifler selinin yıkası olmaz.
 
Enginlere açılarak her dem  
Fırtınalar gibi eserde hem  
Vuramaz iki cihan ona bir gem  
                                    Ariflerin nefsi hevası olmaz.
 
An gelir kabarır deryayı Hak  
Ondan bir şule alda kendini yak  
Daha sonra Dünyanın haline bak  
            Arifler coşmadıkça sûkütu olmaz.
Aşk ile oldular kendileri aşk  
Mest etti onları şarabı aşk  
Oldu meskenleri meyhaneyi aşk  
                                    Arifler şarabına kanası değil.
 
Deryalar gibidir enginlerde  
Dostuyla mest olur sekerlerde  
Çıkar gider dolaşır yadellerde  
            Arifler bahrinin sahili olmaz.
 
Yürür gider hep görmeden herkes  
Bigânelere çıkarmaz hiç ses  
Bulunmaz onlara belli bir mahles  
                                    Ariflerin yerde izi bulunmaz.
 
Hep görürler cümlede dost yüzü  
Gördüğünde kaynaşır hemen özü  
Yaşamanın budur rahatı düzü  
            Ariflerin gayrıyı göresi olmaz.
 
Kendinde kendini kaybeder her dem  
Nefsine dönmez olur gayrı bir dem  
İsmine cismine denir Adem
                                    Arifler kendine dönesi olmaz.
 
Biter yanarak sonunda güzelce  
Ölüm ona yaklaşamaz ecelce  
Varlığı ortadan kalkar gizlice  
            Arifler varlığını bulası olmaz.
 
Seyran ederek geçerler hemen  
İskeleyi Hakka kırarlar dümen  
Yollarının ucu olsada Yemen
                                    Ariflerin  dünyada  kalası olmaz.
Ahirete etmeden itibar  
Cümle dostur dediler hepsi yar  
Kazançlar olduğunda büyük kâr  
            Ariflerin ahirete bakası olmaz.
Dünyaya gelirler iki zamanda  
Biri  beden  biride   ruhunda  
İkisindende geçerler sonunda
                                   Ariflerin dünyada atası olmaz.
 
Halk'ta Hak olmuşlarda bir bütün  
Sanki içinde özü olmuş sütün  
Dışta değil içte bulmuş özün  
            Ariflerin gayrı ile sözü olmaz.
 
Gaflet ehli olmadan hiç bir zaman  
Bu hale gelmek yamanda yaman  
Duyulur her an Haktan bir ferman
                                   Ariflerin gerçekten gafleti olmaz. 
 
Nerden girersin arif bağına  
Çıkmış gibidir Ağrı dağına  
Yaslamış sırtını Hamd Sancağına  
            Arifler yolunun kapısı olmaz.
 
Meskenini bulamassın bir yerde  
Yarenlik vardır ezelden serde  
Gönlüne girdiğim dediğin yerde
                                    Arifler evinin yapısı olmaz. 
 
Atadır hep işleri cümleye  
Hakka çağırırlar söyleye söyleye  
Rahmet yağar bulundukları bölgeye  
            Arifler vermedikçe bahtiyar olmaz.
 
Bazan anlatırlar güzel fıkralar  
Hem güler hem güldürür lâfı aralar  
Bazanda bağlatır yaslı karalar
                                    Arifler güldürür şakası olmaz. 
Bir gömlek giyer olur muttaki  
Arşa erişir onun idraki  
Ne sırlar gizlemişsin İlâhi  
            Arifler gömleğinin yakası olmaz.
Deryaya daldılar hep ezelde  
Bu işler hazırlandı güzelde  
Zuhur etti derya ile tezelde
                                   Arifler deryadan çıkası olmaz. 
 
Bakarsın bir hoş belkide nahoş  
Sana nasıl gelir onlar hoştur hoş  
Ne olursa olsun onlara koş  
            Arifler derdinin devası olmaz.
 
Necdetten hediyedir dostçuğuma  
Ne dilerse desin bu varlığıma  
Hatırlamak içün koyup sandığına
                                    Arifler hediyyesin pahası olmaz. 
 
Böylece çıkardık deryadan (26) balık  
İstemiş idiniz bir zamanlar deryaya bakıp  
Dilerim sizde lütfedersiniz bize birkaç taze balık  
            Alır hem yer hem dostlara dağıtırız. 
 
-----------------------------  
 
( 22.7.1963 )
 
OKU
 
 
Gönül kitabının başında oku yazar  
Başladım okumağa heceledim azar azar  
Nefis bundan duyarken zarar  
Ruh memnun dostunu arar.
 
-----------------------------   
 
( 5.8.1988 )
 
ÖLÜM NE GÜZELSİN
 
Korkarlar cümle alem senden  
Ruhu ayırırsın bedenden  
Çekersin varlığı  sahneden  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Senden geçer her  canlının yolu  
Kalkmaz olur artık eli kolu  
Hükümsüz kalır sağı solu  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Kavuşturursun dostu dostuna  
Oturtursun yokluk postuna  
Binersin Dünyanın sırtına  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Bütün şehidler koşarak gitti  
Sonları bak ne güzel bitti  
Hepsi ecel şerbeti içti  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Dünyayı dost edinmemişse  
Kimselere eğilmemişse  
Saflığı hiç değişmemişse  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Çekersin sureti aradan  
Alışırlar buna  sonradan  
Böyle düzenlemiş  yaradan  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Baki olan HAK'tır ancak  
Geçip giden Halktır ancak  
Varmıdır Dünyaya kanacak  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Gafletle geçmedi ise yıllar  
HAK'ka doğru ise hep yollar  
ALLAH dedi ise hep diller  
Ölüm sen ne  güzelsin ne  güzel.
 
Ölümden korkma çünkü korkulmaz  
Varlığından bir şey azalmaz  
Bu geçitte kimseler kalmaz  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Peygamberin sözüne uyarsan  
Gerçekleri baştan duyarsan  
Yaralarını  hemen  sararsan  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Bir gün banada okunur salâ  
Necdet için denir bu essalâ  
Tabutuma taht olur musallâ  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
Ölmeden evvel ölürsen eğer  
Bu  ölüme biçilmez değer  
İnan ki başın arşa değer  
Ölüm sen ne güzelsin ne güzel.
 
-----------------------------              
 
( 25.8.1988 )
 
 
PEYGAMBER'E ÜMMET OL
 
Alemlere rahmed olup gelen  
Beş yüz senelik karanlığı delen  
İnsanlara hep iyilik eden  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Hasan ile Hüseyin'in dedesi  
Rahmanın alemlere hediyesi  
Kemalât üzredir her cebhesi  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Gençliğinde dediler emin
Sözünü bilirlerdi hep  yemin
Yoksullara ederdi rızk  temin
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Geldi Cibril Hira'da dedi ikra  
Bu işte onu kim çıkar arka  
Seninde gönlün ona akarsa  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Mekke'de bir hayli çekti azap  
Hiç etmedi ki onlara gazap  
Bunların hepsi gözünde serap  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Üzülmüştü  bir gün derinden  
Kaldırıp aldı cibril yerinden  
Mirac etti Sema üzerinden  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Hicret etti birgün Medine'ye  
Misafir oldu Eyyübun haneye  
Aldanmayın dedi hiç faniye  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Levlake levlak lema halektül eflak  
Onunla birleşti enfüs  ve  afak  
Varlığı  mevcuttur  alemde  mutlak  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Livail hamd sancağı onun
Onun yanında aksın kanın
Ver gitsin yolunda hemen canın
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Ümmedini her zaman düşündü  
Gelen gidenden  kapısı  aşındı  
Muhacirler Medine'ye taşındı  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
Ecel gelmeden başına  
Soğuk su katılmadan aşına  
Kırlar  düşmeden  siyah  saçına  
Allah Resulu Peygamber'e ümmet ol.
 
İsa A.L. dahi olacak ümmed
Sende kendine eylesen himmed
Onun bir ismide bilirsin Ahmed
Allah Habibi Peygamber'e gerçek ümmed ol.
 
-----------------------------   
 
( 16.8.1988 )
 
 
SAKIN GEÇ KALMA
 
Geçiyor nice günler boş avare  
Aklını topla sinen dolu yare  
Düşmeden sonunda ümitsiz dare  
Sakın geç kalma hemen imane gel.
 
Hayatın düzensizse eğer  
Bu hayat düzenlenmeğe değer  
Vakit geçerse kaç para eder  
Sakın geç kalma hemen islama gel.
 
Alemde yoktur başka ilah  
Tevhid elinde ne güzel silah  
Nefsin sana geçirmeden külah  
Sakın geç kalma hemen tevhide gel.
 
Ezanlar okunuyor daim  
Güzel  ahlâk uymakla  kaim  
Şeytan  sana  olmadan  hakim  
Sakın geç kalma hemen namaza gel.
 
Hakim  olamazsan kendine  
Gem vuramazsan nefis bendine  
Dayanmak zorsa benliğine  
Sakın geç kalma hemen oruca gel.
 
Hak yolunda sende seyr istersen  
Habibimin köyünü dilersen  
Kendini kıbleye döndürürsen  
Sakın geç kalma hemen Hacca gel.
 
Temizlemek istersen malını  
Dağıtıver fakirin hakkını  
Arttırır mevlâm mikdarını  
Sakın geç kalma hemen zekâta gel.
 
Etraflarda dolaşmasan artık  
Nefsinin çulu çürük ve yırtık  
Bir ömür boyu boşuna baktık  
Sakın geç kalma hemen Allah'a gel.
 
Tanıtmak için varlığı sana  
Yürü çabuk Peygamberden yana  
Bilmek istersen seni kana kana  
Sakın geç kalma hemen Peygamber'e gel.
 
Dışardan  çekmek  için başını  
Kaabi kavseyn olan kaşını  
Yemek istersen manâ aşını  
Sakın geç kalma hemen gönüle gel.
 
Bulmak dilersen kemâl halini  
Bırak dilinin cümle kalini  
Anladınsa gerçek vebalini  
Sakın geç kalma hemen kâmile gel.
 
-----------------------------  
 
( 20.2.1970 )
 
SUKUTİ
Sukûti sukûti sukût et sukût  
Huzurda divanda sûcud et sûcud  
Deryayi  aşk'a  dal  kalmasın vücud  
ALLAH ALLAH HAK olsun mevcud.
 
-----------------------------  
 
( 11. 2.1986 )
 
SIĞAR SIĞMAZ
 
 
Sığar bir mekân içre bin Adem oğlu  
Sığmaz bin alem içre bir Adem oğlu  
Cismine bakıp aldanma sakın ha!.. 
İki cihan varlığı bir Adem oğlu.
 
Eğer sana sen olmak istersen şifa  
AŞK ol aşık ol aşka eyle vefa  
Başka yok ancak böyle bulunur safa  
Aşksız yaşaması mümkün mü? bizlerin.
 
Sığar bir an içre bin Adem ömrü  
Sığmaz bin an içre bir Adem ömrü  
Vaktine bakıp azdır deme sakın ha!.. 
Bütün İnsanlardaki bir Adem ömrü.
 
Kemâlin kemâlidir bunca kemalât  
Kalır sanma geçer nice nice halât  
Bu gün de kendini bulamaz isen hey hat  
Kimseye tan etme yarın sakın sen.
 
-----------------------------  
 
( 27.7.1985 )
 
 
SOR BİZİ
 
 
Bulmak istersen eğer ara dolaş sor bizi  
Duymak istersen eğer dinle kardeş bir dizi  
Görmek istersen eğer kullan gönlündeki gözü
Bilmek istersen eğer bir bilenden sor bizi.
 
Varlığın tekliğinde yaşayan
Allah deyip kâinatta dolaşan
Vakti ile bu işleri başaran
Her dem «Huu» diyenlerden sor bizi.
 
Gözleri yaşlı ciğerleri pâre  
Can bahçesinde değselerde hare  
Toplayıp gülleri sunanlar yare  
Gül meclisi kuranlardan sor bizi.
 
Hak ile Hâk olup Hakkını bilen  
On sekiz bin âleme seyrana gelen  
Bir vuruşla varlık dağını delen  
Ferhaddan Şirinden sor bizi.
 
Ta ezelden vahdet şarabın içen  
Suretlerden beğendiğini seçen  
Varlığın cümlesinden her an geçen  
Kayıtsız yaşayanlardan sor bizi.
 
Dünyayı satanlardan bir kaç pula  
Eymeyen başlarını hiç bir kula  
Bakmayıp gidenlerden sağa sola  
Sıratullah olanlardan sor bizi.
 
Ademin ruhuna erişenlerden  
Bu işlere ezelde girişenlerden  
Her dem «Hak» ile görüşenlerden  
Sohbeti can olanlardan sor bizi.
Halil İbrahimin sönen nârından  
İsmailin verdiği canından  
Hacerin kaldığı yerin halinden  
Cümlesinden hallerinden sor bizi.
Musa ile Tur'da buluşandan  
Ağaç ile  varlığı  tutuşandan  
Asası ile deryayı açandan  
Tur'da Tevrat'ı alandan sor bizi.
 
Meryeme nefy eden Ruhûl Kudüsten  
Havarilere inen nefis yemekten  
Çarmıha gerilen İsa Mesihten  
Ruhdan Kudüsten tasdikten sor bizi.
 
Cibril'i Emînden haber alandan  
Alemde kendini seyr'e dalandan  
Varlığı  varlığına dolandan  
Miracı bulandan olandan sor bizi.
 
Yokluk ile varlığını bulandan  
Varlık ile yokluğu bulundan  
Alemde her an saltanat kurandan  
Arşta seyran eden maşûktan sor bizi.
 
-----------------------------                 
 
( 2.10.1985 )
 
SEN DEĞİLMİSİN?
 
Alemi seyre gelen ezelden
İsmini yele veren tezelden
Otağını çöle kuran güzelden
Ezelde güzelde var olan var olan sen değilmisin?
 
Kendini buldun şimdi bedende
Sensin seni sena edende
Her dem gönlüme girip gelende
Bedende  gönülde var olan var olan sen değilmisin?
 
Kişilikten çıktın bir güzel
Yoktur sende ne an ne ezel
Varlığın güzelden de güzel
Her güzelde var olan var olan sen değilmisin?
 
Aşkı İlâhidir bir adın
Şekerde balda yoktur tadın
Surette oldun dahada yakın
Bütün suretlerde var olan var olan sen değilmisin?
 
Gayriye bakmaz çün özün
Senden sanadır hep sözün
Görmüyor gayrıyı demek gözün
Bütün görenlerde var olan var olan sen değilmisin?
 
Hani diyorsun her zaman biriz
Gönülden gönüle bakar sezeriz
Sabah yeli gibi engin eseriz
Gönülden esende var olan var olan sen değilmisin?
 
Az görür dünya böyle cananı
Sevgi ile doludur her anı
İçer ehlinden badei canı
Kadehte içkide var olan var olan sen değilmisin?
 
Kimi mahzun azda üzüntülü
Gelir o dem karşıma örtülü
Hâllolur hepsi çünkü görgülü
Üzüntüde kederde var olan var olan sen değilmisin?
 
Bazen neşeli olur mestane
Yazılır hali hemen destane
Mutlak hareket eder dostane
Neşe ile dostlukta var olan var olan sen değilmisin?
 
Sevgin gelir mutlak Hak'tan
Sıyrılmışsın  sanki halk'tan
İncinmessin batsada hardan
Hak'ta ve Halk'ta var olan var olan  sen değilmisin?
 
Seversin hem sevilirsin bu dem
Niye kapanırsın açılacakken
Gönlünde misk'u amber kokarken
Gönülde kokuda var olan var olan sen değilmisin?
 
Geldin cihane ama garib
İşlerin anlaşılmaz acayib
Bir gün gidersin beni terkeyleyib
Gidende gelende var  olan var olan sen değilmisin?
 
Nasıl büründün bu güzelliğe
Herkes eremez o özelliğe
Göründün artık gerçek benliğe
Güzellikte özellikte var olan var olan sen değilmisin?
 
Seni  görüp   şaşmamak  mümkünmü
Hasretini duymamak mümkünmü
Sevdiğine azab etmek hükmünmü
Sevgide hasrette var olan var olan sen değilmisin?
 
Düşürdün dostlara ince bir ateş
Olduk sanki bir müptelâ keş
Bulamadık çünkü teksin sana eş
Ateşte müptelâda var olan var olan sen değilmisin?
 
Bilirim saymassın sende gayrı
Nasıl olurum bir dem senden ayrı
Olmaz mı hiç böyle dostun hayrı
Ayrıda gayrıda dostta var olan var olan sen değilmisin?
 
Naz edersende yakışır sana
Niyaz  da yakışır elbet bana
Değer bir an visalin bin ana
Nazda niyazda visalde var olan var olan sen değilmisin?
 
            Cümle varlık seni tutmuş kıblegâh  
Aşıklar cemaline derler ah
Bu sırları duymayana olsun vah
Duyanda duymayanda var olan var olan sen değilmisin?
 
Maşuktur adın göklere yüceldi
Seni gerçek görenin sonu eceldi
İşlerin her zaman ne güzeldi
Ezelde güzelde var olan var olan sen değilmisin?
 
-----------------------------  
 
( 5.9.1980 )
 
SIRRI İSA DOĞMADAN
 
Sırrı İSA doğmadan doğmaz sırrı MUHAMMED
Sırrı MUHAMMED'de (S.A.V.) var kemâlât ve muhabbet
Her geçen yıl ay hafta gün emanettir emanet
Boş geçirme yakışmaz emanete ihanet.
 
 
Önce sevgi ibadet zikir fikir sonra aşk  
Sonra kemâl sonra Cemal sonra didar'ı HAK  
Sakın boş durma çerağı aşk ateşi yak  
Sonra senlik ve benlik yansında zevkine bak.
 
-----------------------------   
 
( 15.9.1988 )
 
SEVİNDİR
 
EY İNSAN
 
Niye dolaşırsın mecnun gibi
Ömrün geçiyor iyi bil iyi
Daha neyi bekliyorsun neyi
Ne yapacağını bilde sevindir.
 
Yalnız hiç bir yere gidemessin  
İstediğine de  eremessin  
Gözlerin hep bağlı göremessin  
Erenleri bulda sevindir.
 
Kervan  gidecek hedefe doğru
Bütün  yolcuların  yanık  bağrı
Kalmadı hiçte gam keder ağrı
Hemen kervana gelde sevindir.
 
Yürürüz  beraber dere tepe  
Geçeriz yollardan gündüz gece  
Ahh çekeriz yolda hece hece  
Hemen aramıza girde  sevindir.
 
At kederleri gayrı üstünden
İç huzur veren vahdet sütünden
Soyun artık gaflet örtüsünden
Huzura erde gülde sevindir.
 
Ölmeden evvel ölmektir maksat  
Nefsine uymayı hemen aksat  
Bu yolun sonudur ancak vuslat  
Yavaşça vehimden ölde sevindir.
 
Erenlerden gayrıya bakma
Cehenneme doğrulup akma
Ömrünü böyle boş yere yakma
Hamlıktan kurtul olda sevindir.
 
Boşalt içini kalmasın masiva  
Gitsin geriye nefis ve heva  
Bu dünyada en büyük dava  
Varlığına nurla dolda sevindir.
 
Dünya çok yara açar bedende. 
Geriye gelmez elbet gidende  
Bulur bir gün kötülük edende  
Eski yaralarını sarda sevindir.
 
Ateşi aşkla suzan olup  
Bahrı ummana her an dalıp  
Boş kalsın suret dediğin kalıp  
Aşıklara uy yanda temizlen.
 
Uçmaktasın göklerde boş  yere  
Çıkmışsın hayâl ufkuna bir kere  
Kim seni getirecek kendine  
Gönlümüze konda sevindir.
 
Yoldasın galiba çoktan beri  
Bulamadınmı gideceğin yeri  
Kurumadan alnının teri  
Necdetin izine uyda sevindir.
 
Ehlûllah çeşmesi açıktır hep  
İçmene mani nelerdir sebeb  
Bu meydanda gereklidir edeb  
Sakinin kadehinden  kanda  sevindir.
 
Bu yolun mutlu erlerini
Hatırla tüm kâmillerini  
İki cihan serveri Peygamberini  
Gece gündüz anda sevindir.
 
-----------------------------  
 
( 11.3.1982 )
 
SANKİ
 
Cemalinden zuhur eden Celâlinden etmezmi sanki?
Rahmetinden zuhur eden Kahrından  etmezmi  sanki?
Nurundan zuhur eden Zulmetinden etmezmi sanki?
Gazabından etmezmi sanki?
                       Adem'e  verdin  nefis Meleklerde yok böyle his  
Adem Havva ve de İblis Sana  uymadılarmı  sanki
Nuh'a dedin bir gemi kur Ümmetine ise geri dur
Daha sonra karaya vur Nuhun seyri durdumu sanki?
 
İbrahim'e  yazdın sevap İsmaile vermedi hesap
Hakikati yazdı kitap Vurduğu bıçak kestimi sanki?
 
Habibin  atıldı  ateşe Ehli tevhid şaştı bu işe
İbret olsun dosta kardeşe Ateş Halili yaktımı sanki?
 
Dönerken MEDYEN'den yurda Gözüktün Musa'ya Turda
Yıktında eyledin hurda Senden  ayrı kaldımı  sanki?
 
Meryeme gönderdin Emin İsa (AL) dünyaya geldi hemin  
Rasulluğuna verdi yemin O da yetim kaldımı sanki?
 
Habibin  büyüdü  ellerle Hirada tomurcuk güllerle
Çıktı Mekkeden kederle Sevinçle dönmedimi sanki?
 
Bana edersende gazab Olurmuki bu bir  azab  
Dünya geçer gider serap Kahrın lûtuf değilmi sanki?
 
Bar olmak istemez gönül Kimde görülmüş böyle ödül
Kötü söylersede bu dil Yine  hoş görmezmisin  sanki?
Her işin rahmet değilmi sanki?
 
 
-----------------------------
 
( 13.12.1987 )
 
 
SAHİBİDİR
 
 
 
Zat'ı Haktır zatın olan  
Sıfatıdır varlığına dolan  
Seni senden hep alan
Sahibidir bu mülkünün.
 
 
Sana seni bildiren  
Öz varlığına erdiren  
Sonra bu aleme gönderen  
Sahibidir bu mülkünün.
 
 
Manâyı cisim ifadei isim  
Gördüğün hep bunca resim  
Lütf ediyor cümleyi Kerim  
Sahibidir bu mülkünün.
 
 
Daldırır deryayı Aşk'a  
Yok işleri yapan başka  
Bağzan eylersede şaka
Sahibidir bu mülkünün.
 
 
-----------------------------
 
( 16.5.1962 )
 
ŞEYHİME
 
 
Yirmi iki yıllık uykudan
Boş hayelden hülyadan
Dünyadaki yalandan
Beni uyandıran şeyhimdir şeyhim.
 
Gözlerimi açtıran
Bağrına bastıran
Sırtımı sıvazlayan
Gönlümü aydınlatan şeyhimdir şeyhim.
 
Yürütmek için elimden  
Yükseltmek için gönlümden  
Uçmak için Ruhumdan  
Beni tutan şeyhimdir şeyhim.
 
Bizi oldurmak için  
Hakka vardırmak için  
Habibullah etmek için  
Kendini veren şeyhimdir şeyhim.
 
-----------------------------
 
( 15.12.1985 )
 
 
Hz. Şems'te
 
Ölüm deryasının dönüşü olmaz  
Bu işler Alüret'e hiç kalmaz  
Ehli dil olmayanın aklı almaz  
Yürü git deryayı ölüme hayat bul.
 
Ne istersin bu alemde Allah'tan başka  
Yapış o anladığın ilahi aşka  
Gördüğün nedir? Allah'tan başka  
Yol yoktur sarıl ilahi aşka.
 
Biz ki alemi seyran ettik hiç çekmedik cefa  
Siz ki kaldınız bir gece eylediniz bize eza
 
Biz ki dosta can verdik her dem serapa
Siz ki dostu ard edip nefsinize ettiniz temenna
 
Biz ki ne han aradık ne hamam dost için seyr ettik her an  
Siz ki nefsiniz için çıktınız seyrana birazda uğradınız bu garibana
 
Biz ki Mevlana'ya kul olup onu çektik kendine  
Siz ki nefsinize kul olup girdiniz nefis bendine.
 
Biz ki ne ar koyduk ne yar ne ihvan ne de ıyal  
Siz ki dosttan gayrı herşeyi eylediniz evlâdı ıyal
Kendinize dönün kendinize dönün kendinize dönün kendinize  
Hiçbir şeyden fayda yok hemen dönün kendinize.
 
-----------------------------
 
( 15.8.1979 )
 
TEMİZLEN
 
Dünyadan uzak dur korun  
Fazla dalma odur oyun  
Kalmadı ise hiç suyun  
Erenleri bulda temizlen.
 
 
Ayrılma sakın manâdan  
Geç savab'ı günahtan  
Zikr  eyle şamu sabahtan  
Erenlere gelde temizlen
 
 
Dünyayı dünyalı sever  
Her dem sevgisiyle gezer  
Sonunda onuda ezer  
Erenlere uyda temizlen.
 
 
Korkma hiç zararın olmaz  
Bu dünya kimseye kalmaz  
Ehli dil beş pula almaz  
Erenleri görde temizlen.
 
-----------------------------  
 
( 1.9.1988 )
 
 
TOPLADIĞIN SENİN Mİ OLACAK?
 
Yaşıyorsun bir güzel nefsinle  
Topluyorsun durmadan tersinle  
Bulduğun herşeyi yersinde  
Topladığın sanki senin mi olacak?
 
Biriktirirsin hep cümle malı  
Sırtın bak viraneye dayalı  
Dünyada iki gözün boyalı  
Topladığın  sanki  senin  mi  olacak?
 
İhtiyacın kadar zaman harca  
Bu hayat değildir hiçte bolca  
Fayda vermez son deme yaklaşınca  
Topladığın sanki senin mi olacak?
 
Nerde eski dünya sahipleri  
Koptu onların manâ ipleri
Çünkü kırdılar  gönülleri  
Topladığın sanki senin mi olacak?
 
Sanada kalmaz bu alem gayrı  
Eğer dostundan oldu isen ayrı  
Varlığının hiç dokunmaz hayrı  
Topladığın sanki senin mi olacak?
 
Korursun varislerin hakkını  
Sorarlar hepsinin  hesabını  
Nasıl dağıtırsın  efkârını  
Topladığın  sanki  senin mi  olacak?
 
Bak hep toplayanlar bıraktı  
Onlarada sanki ölüm uzaktı  
Dünya hepsine bir tuzaktı  
Topladığın sanki senin mi olacak?
Ecel gelmeden bir gün başa  
Soğuk su katmadan pişmiş aşa  
Dönde Allah yolunda yaşa  
Topladığın sanki senin mi olacak?
Ahreti isteyenler çark etmiş  
İnançları kendilerine yetmiş  
Zaten vadeleride bitmiş  
Topladığın sanki senin mi olacak?
 
Allah yolunda hergün yürürsen  
Nefsin defterini hemen dürürsen  
Dervişliğe birgün bürünürsen  
Topladığın sanki senin mi olacak?
 
-----------------------------   
 
( 30.8.1988 )
 
TAC GİYME
 
 
Çocuk idim büyüdüm  
Türlü libas giyindim  
Hak yoluna gideydim  
Memnun ederdi beni.
 
Bir gün vardım Nusret'e  
Gönderdi Mehmed Hazmi'ye  
Başladı tecelliye  
Memnun eyledi beni.
 
Hayli zaman böylece  
Hayat oldu eğlence  
Hazmi gitti gizlice  
Kaldık sonra Nusret'e.
 
Bir defa dedim beli  
Estirip seher  yeli  
Bulmuştum o güzeli  
Gayretlendirdi  beni.
 
Yavaş yavaş emmare  
Sonra tabii levvame  
Zor gelsede halime  
Mülhime'ye aldı beni.
 
Mutmainne'ye vardık  
Orda hayli kaldık  
Radiye'de biz kulduk  
Merdiyye'ye çekti beni.
 
Safiye'de saflaşır  
Gönüller berraklaşır  
Cümle varlık Hak'laşır  
Devam et dedi bana.
 
Hazaratı Hamsa başladı  
Bazan beni haşladı  
Gafillerde taşladı  
Hoş gör sen dedi bana.
 
Tevhidi ef'al'deki
Görmek için birliği
Alemdeki dirliği
İdrak et dedi bana.
 
Tevhidi  esma sırada  
İsimler var burada  
Halk batında orada  
İyi anla dedi bana.
 
Tevhidi sıfata varmak
Olur mu burda durmak
Gerçek yüzünü bulmak
Kolay değil dedi bana.
 
Zatta yok oldu alem  
Gizlendi cümle adem  
Kaybettim beni nidem  
Bulursun dedi bana.
 
Geri döndüm sonunda
İnsan-ı Kâmil yolunda
Alemlerin seyrinde
Hadi anlat dedi bana.
 
Bütün hükümler değişti  
Yarabbi bu ne işti  
Gönlüm cihana taştı  
Ayağın kaymasın dedi bana.
 
Bazan halkı Hak'ta
Bazan Hak'kı halkta
Bazan Allah'ı  Allah'da
Seyret dedi bana.
 
Seyri sülük tamam oldu  
Mevlâ'nın lütfü boldu  
İçim sırlarla doldu  
Gayriye açma dedi bana.
 
Bu işi tamamlayalım
Tac takıp kemer bağlayalım
9.4.77 pazar
Tacım giydirdi bana.
 
Bundan bir müddet sonra  
Verdik onu toprağa  
Kabri yayalarda  
Kendisi aşıklarda.
-----------------------------  
 
( 13.12.1987 )
KONYA
 
 
TAZELENDİR
 
 
Hz. Mevlânada
Gel ey cana ateşi tazelendir  
Bak boşaldı çay demi tazelendir  
Gece epey ilerledi soğuk'da var dışarda  
Alevi  tazelendir.
 
Aşıklar toplanmış Maşuk arar  
Gelde aşıkları tazelendir  
Aşk'sız kalırsak eğer
Aşk'ları tazelendir.
 
Biraz solmuş Aşk bağı  
Gelde gülleri tazelendir  
Güller bülbüller hep mahzun
Bahçıvansın bahçeyi tazelendir.
 
Karanlık çöktü içimize  
Nerdesin  gönlümüzü  tazelendir  
Kesiklik geldi sesimize
Sözümüzü tazelendir.
 
Gülmüyor çoktandır yüzümüz
Gel yüzümüzü gözümüzü tazelendir
Boş kaldı hep özümüz
Gönlümüzü tazelendir.
 
Dost bağından ses çıkmıyor  
Gel bülbülleri tazelendir  
Can gözünden yaş akmıyor  
Nağmeleri tazelendir.
 
Boyun bükmüş cümle çiçekler  
Gelde sünbülleri tazelendir  
Kurumuş hep bütün yerler  
Çiçekleri tazelendir.
 
 
 
 
Bütün Erler hep kederli  
Gelde erleri tazelendir  
Boş kalmış hep yerleri
Gönülleri tazelendir.
 
Şarabı kesmiş neden saki  
Böyle hâl olmuş mu vaki  
Cümleyi sarmadan haki
Gelde şarabı tazelendir.
 
Mevlâdır bilki sahneyi kuran  
Bütün gönülleri hep saran  
İştiyakı ta deruna varan
Gel  gelde Mevlânayı  tazelendir.
 
-----------------------------
 
( 13.9.1988 )
 
VAR BENİM
 
Vardım geldim dünyaya bir gün  
Bağzan giydim sof bağzan yün  
Rahmeti tükenmez göğün  
Alemlerin sahibi ALLAH'ım var benim.
 
Geldi Cibril ile Kur'an
Ona uymak lâzım her  an
Boşa geçen günlere yan
Alemlere  rahmet Peygamberim var benim.
 
İlâhi beyan oldu onla
Ey yolcu sırları anla
Buyruğun tut canla başla
ALLAH kelâmı Kur'anım var benim.
 
Allahın Arslanı oldu
Sevenleri çok çok boldu
Düşmanlara korku saldı
Merdi meydan Hz. Alim var benim.
 
Bir vekil olur her devirde
Yüzünü ona çevirde
Yaptığın kalsın elinde
Mü'minlere rahmed Gavsım var benim.
 
Hazreti Rasulden başlar
Kaabı kavseyn olan kaşlar
Hep kemale ermiş yaşlar
Dervişlere rahmed ecdadım var benim.
 
Uşakta kaldı bir müddet  
Ey aşık yolunda sabret  
Nasıl yardımcı olur seyret  
HÜSAMEDDİN Uşşaki Pirim var benim.
 
NASRUN MİNALLAH AYEtinden  
Çok yararlandık gayretinden  
UŞŞAKİ  kibarlarından  
NUSRET gibi mürşidim var benim. 
 
Dünya ahiret salâhı
Eder olunca ıslahı
Terk ettirir günahı
Alemlere bedel İmanım var benim.
 
ALLAHIN güzel beyti
Hemen eyle ziyareti
Gör sendeki gayreti
Bakmaya doyulmaz KÂ'BE'm var benim.
 
Her türlü derde deva
Kâmil akıllara seza
Gelir sanada sıra
Kana kana içilen ZEM ZEM'im var benim.
 
İslâmın doğduğu yer  
Rasulle dolu her yer  
Hiç görmedinse eğer  
Sahabeyle dolu MEKKE'm var benim.
 
Rasule açtı kucak
Gafletle ne olacak
Ziyaret eyle çabucak
Ensarla dolu MEDİNE'm var benim.
 
Nefyedilmiş RUH ile
Secde etti Melekler bile
Sende olmayı dile
Mahlûkatın şereflisi ADEM'im var benim.
 
Dünyaya gelmiş vaktinde
Hep durmuş akdinde
Gayrı kalmamış benliğinde
ALLAH'la dolu NECDET'im var benim.
 
-----------------------------   
 
( 26.8.1988 )
 
VARLIĞINI HAKKA BAĞLA
 
 
Benliğini aştın ise  
Aşk yoluna düştün ise  
Bu sevdadan geçtin ise  
Varlığını Hakka bağla.
 
Yollarda kalma sakın sen  
Hakka sokulup yakın sen  
Bahri ummanda yıkan sen  
Varlığını Hakka bağla.
 
Ne durursun gece gündüz  
Sanki herşeyin dümdüz  
Nefsini hemen zorla üz  
Varlığını Hakka bağla.
 
Gurbet elde çok gezdin. 
Türlü hileler sezdin  
Gayrı dünyadan bezdin  
Varlığını Hakka bağla.
 
Hep gidiyor cümle dostlar  
Çürüyor güzel postlar  
Kalıyor geride haslar  
Varlığını Hakka bağla.
 
Geçen sular geri gelmez. 
Dertlilerin yüzü gülmez  
Aşıkların gülü solmaz  
Varlığını Hakka bağla.
 
Kırma tan etselerde seni  
Tattın mı ölüm buseni? 
Anladıysan bu ahseni  
Varlığını Hakka bağla.
 
Geç ak ile karadan  
Seni istiyor yaradan  
Gitmek zamanı buradan  
Varlığını Hakka bağla.
 
-----------------------------  
 
( 23.7.1966 )
 
VARALIM HANEİ UŞŞAKA
 
 
Gel gönül varalım hanei uşşaka  
Kul olup erelim  bezmi safaya  
Korkmayıp dalalım aşkı deryaya  
Soyunda uçalım ruhu bakaya.
 
 
Gel gönül varalım hanei uşşaka
Süzülüp çıkalım arşı alâya
Durmadan bürünüp ALİ ABA'ya
Hemen varalım MUHAMMED MUSTAFAYA.
 
Gel gönül gayriye bakma  
Özünü bil her söze kanma
Daim huzurda ol ayrılma  
Mevlânın lûtfunu kaçırma.
 
-----------------------------   
 
( 4.8.1988 )
 
 
VUSLATA ERDİR
 
İlâhi bizlere rahmetini aç  
Üstümüze Vahdet Nurları saç  
Kalmadı artık başlarda saç  
İlâhi cümlemizi Vuslata erdir.
 
Kapına geldik günahımız çok  
Sana bakacak yüzümüz yok  
Aşk meydanına bizleri sok  
İlâhi  cümlemizi vuslata erdir.
 
Aşkın şulesi düşüp gönlümüze  
Sindirip o hali özümüze  
Başka bir şey gösterme gözümüze  
İlâhi cümlemizi Vuslata erdir.
 
Her an bizleri gafletten  koru  
Gönüllerimizde kaldı kuru  
Hepimize açıktır duyuru  
İlâhi cümlemizi vuslata erdir.
 
Nasıl ah etsek sana bilmem ki  
Yaşlar oldu kırk iki elli iki  
Hepimiz sana gelip diyelim ki  
İlâhi cümlemizi Vuslata erdir.
 
Sen alemlere Rahmetsin mutlak  
Bizi oyaladı bunca otlak  
Sonunda oluruz birer korkak  
İlâhi  cümlemizi vuslata erdir.
 
Bakma gafletimize bu gün sen  
Üstün kıldın bizleri Melekden  
Sabah akşam yolunda yürürken  
İlâhi cümlemizi Vuslata erdir.
 
Rabbi bütün yaranları oldur  
Yolunu tüm ihvana buldur
Necdetin dileği hep budur
İlâhi  cümlemizi vuslata erdir.
 
-----------------------------   
 
( 5.8.1977 )
 
 
YUNUS EMRE'NİN KABRİNDE
 
Bu gün nasib oldu erdik hazrete  
Dayanmaz gayrı kâlbler hasrete  
Gitti can kuşu uçtu hayrete  
Gelin cümlemiz Huu diyelim.