info@ellidokuz.com
Dolar Alış
:
7.8025
Dolar Satış
:
7.8166
Euro Alış
:
9.2387
Euro Satış
:
9.2554
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...
Rüzgarın Adı - Kralkatili Güncesi: 1. Gün - The Kingkiller Chronicle: Day One
Yazar
Patrick Rothfuss
Yayınevi
İthaki Yayınları
Efsaneye dönüşen bir öykü 32 dile çevrilerek dünyada fırtınalar koparan Kralkatili Günceleri nihayet Türkçede... Benim adım Kvothe Uyuyan höyük krallarından prensesler kaçırdım. Trebon kasabasını yakıp kül ettim. Felurian’la bir gece geçirdim ve hem canıma hem de aklıma mukayyet olabildim. Çoğu insanın kabul edildiğinden daha küçük bir yaşta Üniversite’den atıldım. Başkalarının gündüz gözüyle ağızlarına almaktan bile korktukları yollardan ay ışığı altında geçtim. Tanrılarla konuştum, kadınlar sevdim ve ozanları ağlatan şarkılar yazdım. Belki beni duymuşsunuzdur. Fantastik kurgu edebiyatının eşsiz bir masalı, bir kahramanın kendi ağzıyla anlattığı öyküsü işte böyle başlıyor. Bir keder öyküsü bu... bir kurtuluş öyküsü... Bir adamın evrenin anlamını arayışının ve gerek o arayışın gerekse de onu sürdürmesini sağlayan gem vurulamaz iradenin bir efsaneye dönüşmesinin öyküsü... Gezici bir tiyatro grubunda geçen çocukluğundan, suçla dolu bir şehirde yarı vahşi bir yetim olarak geçirdiği yıllara, cesurca bir yüzsüzlükle yine de başarılı bir teşebbüsle zorlu ve tehlikeli büyü okuluna girmesine kadar. Bu sayfalarda, Kvothe’u adı çıkmış bir büyücü, başarılı bir hırsız, usta bir müzisyen ve rezil bir suikastçı olarak tanıyacaksınız. Ama The Name of the Wind bundan çok daha fazlası, çünkü bu hikâye Kvothe Efsanesi’nin arkasındaki hakikati açığa çıkarıyor… Haberin devamı vreklam Akla hemen Ursula K. LeGuin, George R.R. Martin ve J.R.R. Tolkien’i getiriyor, ama Rothfuss asla bunlardan birini taklit etmiyor. Takdir ettiği yazarlar gibi, geleneksel temalarla çalışan eski kuşak bir öykücü gibi ama kendine ait bir tarzı var. Beni bu kadar bağlayan yeni bir fantezi serisi yıllardır olmamıştı. Bir klasiğe dönüşeceği çok belli. (The London Times) Rothfuss, Kralkatili Güncesi serisinin ilk kitabı Rüzgarın Adı’nı yedi yılda tamamladı. Dünyada fırtınalar koparan bu ilk romanı tam otuz iki dile çevrildi ve 2007’de Quill Ödülü ile Publishers Weekly - Yılın En İyi Fantastik Kurgu Kitabı Ödülü’ne layık görüldü. Serinin ikinci romanı The Wise Man’s Fear da yayımlandığı ilk hafta Amerika’da çoksatanlar listesine bir numaradan girdi. Birilerinin bu şekilde yazabildiğini görmek fantezi üreticileri için ender ve büyük bir keyif. Bana bir mutlak zorunluluk olarak görünen, yalnızca dilin bu çeşit bir doğrulukla kullanılması değil, ama aynı zamanda kelimelerin içinde gerçek bir müzik saklı olması. Çok büyük bir zevk! (Ursula K. Le Guin) Patrick Rothfuss ile söyleşi İlk kitabınız “The Name of the Wind / Rüzgârın Adı” hakkında neler söyleyebilirsiniz? Çok tehlikeli bir soru bu. Yeni bir anneye gidip, “Ee, bebek nasıl?” diye sormak gibi bir şey. Gözlerinin parlayacağını ve heyecanlı bir şekilde hiç susmadan konuşacağını bilirsiniz. “Bebek bunu yaptı. Bebek şunu dedi.” İşte bu tarz bir soru soruyorsunuz bana. Sahiden bunu yapmak istediğinize emin misiniz? Eğer dikkatli olmazsanız, cüzdanımdan fotoğraflar çıkartmaya başlayabilirim… Belki de bize romanın spoiler içermeyen kısa bir özetini verebilirsiniz? Potansiyel okurların okuyabileceği ve onları meraklandıracak bir şeyler… Gerçeği söylemek gerekirse, hayatımı kurtarmak için bile kitabımı özetleyemem. Çünkü özetleme konusunda gerçekten ama gerçekten berbatımdır. Geçmişte bir temsilci bulmakta oldukça zorlanmamın sebebi de muhtemelen bu belirgin eksiklik. Eğer insanlar merak uyandırıcı özetler arıyorlarsa, diğer eleştirmen ve yazarların kitap hakkında söylediği şeylere göz atabilirler. Eleştiriler benden çok daha iyi yardımcı olacaktır. Sadece böyle bir konuda yeteneğim yok. Sizce okurlar bundan sonraki iki kitaptan ve üçlemeden neler beklemeli? Pekâlâ… Bahsi geçen kitapları çoktan yazdım. Bu yüzden sonsuza dek basılmalarını beklemek zorunda kalmayacaksınız. Düzenli bir şekilde satışa sunulacaklar. Her yıl bir kitap. Aynı zamanda ikinci kitabın da ilkiyle aynı oranda özenli ve detaylı bir şekilde yazıldığını bekleyebilirsiniz. “İkinci sefer hüsranı”nı bilir misiniz? Bazen yazarlar ikinci kitaplarını yazarken daha zayıf bir hikâye ortaya çıkar çünkü yazılarını belli bir tarihe kadar yetiştirmeleri gerekmektedir. Benim böyle bir derdim yok çünkü sıradaki iki romanım tamamlanmış hâlde. Kvothe inanılmaz derecede özgün bir karakter. The Name of the Wind her zaman Kvothe’un hikâyesi miydi? Kesinlikle. En başından beri tüm hikâyenin onun etrafında şekilleneceğini biliyordum. Fantastik bir roman okuduğunuz zaman, eğlencenin bir kısmı yeni bir dünyayı keşfetmekte yatar. Bunu herkes bilir. Fakat ben aynı şeyin karakterler için de geçerli olduğuna inanıyorum. Bir kasabayı ya da kültürü keşfettiğiniz gibi ilginç insanları da aynı şekilde keşfedebilirsiniz. Birçok büyük hikâye böyledir. Don Quixote (Don Kişot) macera hakkındadır ama aynı zamanda bir adamla da alakalıdır. Aynı şey Cyrano de Bergerac veya Hamlet için de geçerlidir. Eğer daha modern bir örneğe ihtiyaç duyuyorsanız, Robin Hobb’un herhangi bir kitabını gösterebiliriz. Onun yarattığı dünyalar detayca zengin, mantıklı ve gerçekçidir fakat aynı şey karakterleri için de geçerlidir. Her ikisi de oldukça nadir rastlanan yeteneklerdir fakat her ikisinin de bir yazarda toplanması mucizevî bir olaydır. Bu sebepten dolayı Hobb’un kitapları bu kadar iyi. Karakter, okumamızın ardındaki sebebin yarısıdır. Bizler olay örgüsü yüzünden heyecanlanırız ama karakterler sebebiyle özen gösteririz. Eğer seçme şansınız olsaydı New Yor Times Bestseller ödülünü mü yoksa World Fantasy Awards’u mu kazanmak isterdiniz? Ve neden? Bunların yerine Pulitzer’i seçebilir miyim? Hayır. Fakat cidden, reklamsal bir başarıyı mı tercih ederdiniz yoksa akranlarınız tarafından tanınmayı mı? Akranlarım mı? Sanırım kimlerin akranım olduğu hakkında garip bir görüşe sahipsiniz. Hayatım boyunca bir okur ve fantastik edebiyat düşkünüydüm. Benim akranlarım, fantezi okuyan kişilerdir. Eğer bu kimseler kitaplarımı okuyor ve bundan arkadaşlarına bahsedecek kadar keyif alıyorlarsa istediğim tüm reklamsal başarı ve tanınmaya sahibim demektir.