info@ellidokuz.com
Dolar Alış
:
7.3117
Dolar Satış
:
7.3248
Euro Alış
:
8.7855
Euro Satış
:
8.8013
Aranıyor, lütfen bekleyiniz...
Dışarda Kötülük Vardı
Yazar
Kürşat Başar
Yayınevi
Everest Yayınları
Yayın Yılı
2021
Sayfa
320
Kürşat Başar’ın her kuşağın severek okuduğu, adeta kültleşmiş üçlemesi ilk kez tek cillte, bir arada! İnsanın en doğal hallerine, ilişkilerin en tarafsız izahlarına ve yaşamın çıkmazlarına dair en özgün ve çarpıcı cümlelerin ustası Kürşat Başar, zamansız anlatı ritmiyle hâlâ günceli yakalıyor. 

“Dışarda Kötülük Vardı” dün, bugün ve yarın için… “Bir zaman hep onu düşündüm. 

Düşünmek denebilir mi buna, bilmiyorum, hani durup dururken bilinçte parıldayan bir görüntü, bir sözcük, bir imge, bir ses, işte hep öyle oldu, sayısız resim silindi zihnimde. Şimdi, bunca zaman sonra o resimlerin hepsi sisli, kimbilir ne kadar değişti, bana ondan kalanların tümü yanlış imgeler olmalı. Yine de o yanlış imgelerin içinde, gece yatağımda dönerken, birdenbire ona dokunmak, çocuk yüzündeki o ağır anlamı görmek, yüzümü, sakallarının henüz çıkmaya başladığı yüzüne sürmek geliyor içimden. 

Bazen bir düşte çıkıyor karşıma, ne yapsam unutamıyorum.” Kış İkindisinin Evinde “Zaman bizi sertleştiriyor, eski, çocuksu heyecanlarımız, ilk karşılaşma anlarının yarattığı o gizlenmez sevinç yerini kuşkulara, hep aynı olanla çarpışmanın bıkkınlığına, yaşamın geçip giden hızına asla yetişemeyeceğimizi anlamanın verdiği bulantıya, acımasız bir kendini yok edişe, sonsuz bir gizlenmeye, içe kapanmaya dönüşüyor.” Konuştuğumuz Gibi Uzaklara “Kendimizi herkese başka türlü sunuyoruz, büyük, anlaşılmaz parçalanmalarımız, kimsenin, en yakınımızdakilerin bile bilmediği bulanık düş resimleriyle belirip yiten iç görüntülerimiz, yalanlar, küçük oyunlar ve içinden çıkılmaz, karmaşık sözdizimleri var. 

Sonra zaman. 
Zamanın insanlarda, olaylarda, mekanda ve eşyada oluşturduğu farklılıklar, kendi bilincimizde uyanan ve gerçekliği bir öncekinden ayırdedilemeyen düşünceler... her an yeni biçimler alan, değişen değerler, yeniden keşfedilen bağlantılar, anılar, hiçbir anlam kazanmayan rastlantılar, asla birleşemeyecek puslu görünümler.” 

Sen Olsaydın 
Yapmazdın Biliyorum 

(Tanıtım Bülteninden)